Logo Background

Bolivya: Sosyal gerilimler patlama noktasında

  • daktilo dergisi
    Yerli Quechua eylemcileri 8 Agustos’da La Paz ve Potosi arasındaki anayolu kapattı.
    Yakın geçmişte ki kapatılan yollar,grevler ve hatta, Potosi şehrinde, Başkan yardımcısının evinin dinamitlenmesi geçmişteki neoliberal hükümetleri hatırlatırken, bir çok kişinin yerli Devlet Başkanı Evo Morales’in ”yeni” Bolivya ‘sında ne olur olup bittiğini sorgulamalarına yol açtı.

    29 Temmuz’dan beri, 160.000 kişinin yaşadığı Potosi’de yaşam durma noktasına geldi. Yerel halk ulusal hükümetin bölgelerinin kalkınmasını desteklemek için gerekli adımları atmadığına inanarak ayağa kalkmış durumdadır.

    Potosi, Bolvya’nın en fakir eyaleti, ancak maden sektörü için de çok önemlidir, maden ihraçatları, fiyatlar da ki yükselme nedeniyşe gaz ihraçatını geçmek üzeredir.

    Bir madenciler kooperatifinin lideri olan Julio Quinonez, El Diario’ya 4 Agustos’da “ herzaman olduğu gibi öbür bölgelerin sağdığı süt veren inek olmak istemiyoruz. Potosi anayasa da öngörülen bağımsızlık, federasyon veya otonomi yoluyla ileriye doğru hamle yapabilir” dedi.

    Yerel medya Potosi de 3 Agustos’da yap1lan yürüyüşe 100,000 kişinin katıldığına duyurdu. Başlatılan bir açlık grevine Vali ve Sosyalizme Doğru Hareket Partisi (MAS) milletvekillerininde içinde bulunduğu 600′den fazla politik ve sosyal lider ve 20 seks işçisi de katıldı.

    Bu olaya neden olan, çimento yapımında kullanıla bir mineralin komşu Oruro eyaleti ile aralarında uzun yıllardır süren sınır anlaşmazlığına sebeb olan bir bölgede bulunması idi.

    Yerel halk hükümetin bölgede yatırımları artırmasını talep ediyor, yoksulluğun ağır biçimde etkilediği bu bölgede – dünyanın lithium kaynaklarının yüzde 50′si burda olmasına rağmen-doğan her 1000 bebekten 101′inin ölmesi gibi günlük problemlerinden dolayı çaresizlik içindedirler.

    Bir çimento fabrikasının inşasını, Potosi ve Tarija eyaletleri arasındaki yolun tamamlanmasını, Karachipampa metalurji tesislerinin açılmasını ve Bolivya’nın en önemli turist merkezlerinden biri olan bu bölgeye uluslararası bir havaalanı açılmasını talep ediyorlar.

    Başka bir talepleri de Cerro Rico’nun korunmasıdır. Potosi şehrini çevreleyen bu efsanevi dağlar dünyanın en bütük gümüş maden yataklarına sahiptır. Şimdi, yüzyıllardır süren Potosi’nin Londra ile aynı büyüklükte olduğu ve Avrupa’nın kalkınmasının önemli bir şekilde desteklediği sömürgecilik günlerine dayalı açgözlü yağmanın sonuçunda çökme tehlikesi ile karşı karşıyadır.

    Yerel halk bir elektrik santralını işgal ederek yakında bulunan Japonların sahip olduğu – Bolivya da ki en büyük maden şirketi- San Cristobal madenlerine elektiriği kesmek tehtidinde bulundu.

    Yiyecek ve temel madde stokları son derece düşük seviyededir.

    Yollarda kurulan birçok barikat kaldırıldı, ancak hükümet ile yerel otoriterler arasındaki görüşmeler, ”sağcı” bakanlarının değilde bizzat Morales’in görüşmelere katılması talebi ile durma noktasına geldi.

    Bu arada meşhur tuz gölleri ve lithium yataklarına sahip olan eyaletin güneyindeki Uyuni’de yerek halk Potosi sivil komitesi tarafından başlatılan protestolara karşı çıkmak amacıyla 3 Agustos’da yollara barikat kurup kapatmaya karar verdi. Sivil komite’nin lithium işletme fabrikasını şehre yakın inşa edilerek yalnızca Potosi’nin faydalanmasını amaçladıklrını iddia ediyorlar.

    daktilo dergisiAyrıca, Uyuni’de genel şebekeye bağlı bir elektrik sisteminin inşasını ve Uyuni-Huancarani arasında şehirlerarası yol inşa edilmesini talep ediyorlar.

    Bu protestoları takiben, aynı derece ancak küçük çaplı protestolar vardı: işçilerin maaş artışı Caravani’de rakip köylü grupları arasında narenciye fabrikasının kurulacağı yer ile ilgili çatışmalar ve Amazon bölgesinde ki yerli halkın doğal kaynakları işleletmeye açmadan önce hükümetin kendilerine danışması talebi ile yaptığoı yürüyüş.

    Bunlar günümüzde Bolivya’da meydana gelen değişim süreci ile ilgili bazı uyarı işaretlerdir.

    Bu protestoları anlamak için sosyal hareketler, hükümet ve Morales arasında ki mevcut ilişkiye bakmak gerekir.

    İlk ismi ile MAS, ya da Halkın Egemenliği için Politik Araç (IPSP), 1990 başlarında, Bolivya’nın politik sisteminin bölge konseyleri ve yerel ulusal meclisler kurularak merkeziyetçilikten uzaklaşması ve aynı zamanda meydana gelen politik kriz dolayısıyla doğdu.

    Eski yönetici partilerin iyileşmez bir şekilde gerileyişleri, eski sol grupların ya yok olması yada kendilerini geleneksel politik sisteme entegre olmaları ve Bolivya’nın ayaklanan yerli halkı ve köylü örgütleri seçimlere girmek ve direnişten iktidara yürümek amaçıyla kendi ”politik araçlarını” kurdu.

    Bu politik araçın merkezinde köylü konferderasyonu CSUTCB; “Bartolinas,” köylü kadırlar konfederasyonu, işgalciler kcnfederasyonu CSCB (şimdi kültürler arası toplumlar CSCIB) ve saflarından Morales’in çıktığı Chapare’de ki koka üreticileri vardı.

    Bazı yerel belediyeler ve kongre de yerler kazanan cocaleros, 1990′lı yıllarda, değişik bölge örgütleri ve sektörlerin etrafında örgütlenip kuracağı IPSP (daha çok seçimlerda ki adıyla MAS olarak biliniyor) bir merkez haline geldiler.

    2000 yılında Cochabamba da suyun özelleştirilmesine karşı ve Aymara halkının yaşadığı dağlık bölgelerde süren kendi kaderini tayin hakkı mücadelesine destek olmak için başlayan önemli devrimci patlamalar süreci başladı.

    Bu gelişmelerin ilk dalgasında Başkan Gonzalo Sanchez de Lozada Ekim 2003′de hükümetin ülkenin gazı Şili’ye ucuza ihraç etmesini engellemek amaçıyla birleşen işçi, köylü ve yerli örgütlerinin direnişleri sonucu iktidardan atıldı. 60′dan fazla protestocunun öldürülmesi sonrasında hareket Başkan’ın istifasını talep etmişti.

    İkinci dalga direnişler, 2005′de sonraki Başkanı da koltuğundan attı, yine değişik örgütler gaz konusu etrafında birleşmişti. Bu Morales’in Aralık 2005′de oyların tarihi bir şekilde yzde 54.7′sini alarak zafere ulaşmasının önünü açtı.

    İktidardan dışlandıklarını düşünen geleneksel elit sınıfların kızgın direnişi mücadele zincirinde en kuvvetli devrimci dalganın doğumuna yol açtı.

    Varlıklı doğu şehirlerinde kümelenen sağ muhalefet Morales’i iktidar’dan atmak için bir dizi eyleme girişti. Ancak Morales hükümeti, sosyal hareketler ve ordunun birleşik çalışmaları sonucu Eylül 2008′de ki darbe girişimi engellendi, bu sağ muhalefetin etkilerinden halen tam olarak kurtulamadığı bir gelişmedir.

    Ironik olarak, Aralık 2009′da MAS’ın seçmenlerden desteği yüzde 64′e ulaşırken Parti önemli bir şekilde zayıfladı.

    MAS, güçlü yerli ve köylü örgütlerinin ve ”politik araçın” bir ve aynı olduğu kırsal bölgelerde doğdu. Ancak, 2005 zaferini takiben sosyal örgütlwerin daha zayıf olduğu kişisel katılımların öne çıktığı şehirlerde büyümeye başladı.

    Bir çok keresinde yerli ve köylü örgütlerinde eğitilmiş profesyonellerin eksikliği nedeniyle Morales, hali hazırda mevcut devlet bürokrasi si içinden kişileri hükümetine ”davet’ etmeye zorlandı.

    Morales’in ilk hükümetinin bir çok üyesi bu kesimlerden geldi, MAS’ın kurucuları arasında yer alan örgütler bu durumdan endişelendi ve hükümette kendilerine olması gerektiği gibi yer verilmediğini düşündüler.

    Göreceli bir otonomiye sahip olan yerel sosyal örgütler “kendi” hükümetlerini savunmak için saldırıların yoğunlaştığı zamanda birleştiler, aynı zamanda yerel ve sektörel alanlara çekilme eğiliminde idiler.

    MAS’ı iktidar da gören bu grupların bazıları, kendi partileri iktidarda iken orta sınıfların aynen yaptığı gibi, partiyi kamu sektöründe iş bulmanın bir aracı olarak görmeye başladılar.

    MAS’ın kendi geleceği konusunda tartışmaların yer alacağı bir iç yapıya sahip olmaması iş aramak için gidilen bir yer olma dışında giderek önemini kaybetmesine yol açtı.

    Herşeyin ötesinde bu Morales’i etkiledi: değişim sürecine liderlik ederken, aynı zamanda, devlet başkanı, MAS başkanı ve hatta Chapare’de ki koka üreticilerinin sendika başkanı olarak görevine devam ediyor..

    Güçten düşmüş MAS ile, Morales artan bir şekilde bakanlar, sosyal örgütleri parti liderleri, militanlar ve ”davetliler” arasında bir arabulucu rolü oynuyor.

    Böylece, değişik sektörlerin hükümet üzerindeki taeplerinin artmasına yol açtı, “kendi” hükümetlerini şiddetli karşılaşmalar sırasında destekleyen bu sektörler, şimdi yüzlerce yıllık sömürgeciliğin bütün problemlerini çözmek istiyorlar.

    Burada hükümetin karşı karşıya kaldığı zorluklar vardır. hükümetin sosyal projeleini uygulamak için değil de başarısızlığa ugratmak için çalışan bir devlet bürokrasisi ve geçmiş dönemin toplumun getirdikleri mirası taşıyan sosyal örgütler ile karşı karşıyalar. Hükümet yüzlerce yıllık problemleri aniden çözmenin imkansızlığına dikkat çekiyor.

    Pablo Stefanoni’nin 9 Agustos tarihli makalesine göre,, Morales narkotrafik ve kaçakcılık, düşük seviyede kamu yatırımlarına, kişisel gündemler ve ulusal kaynakların sanayşleşmesini ana problemler olarak görüyor.

    Stefanoni, “ Devletin inşası sürecinde devam etmekte ola reformların başarııs ya da başarısızlığı ortaya çıkacaktır.” dedi.

    Ancak bunu yapmak için düşünçelerin paylaşılacağı, gelecek hakkında tartışmaların yer alacağı bir alanın, projeler üretme yetisine sahip ve değişim için projeleri uygulayabileck gerekli güçleri birleştirebilecek bir politik organın yaratılması hayati bir organa sahiptir.

    Aksi takdirde, kararsızlık, doğaçlama, hareketsizlik ve uyumsuzluk Bolivya’nın değişim sürecini baltalamaya devam edecektir.

    Çeviri: erol yeşilyurt

    Bir önceki yazımız olan Yugoslavya parçalandı ama, ayrılanlar dikiş tutmuyor başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

    Random Posts

  1. #1 umut
    Aralık 7, 2010 am31 00:21

    selam ben istanbuldan umut(ic)den erol yeşilyurta ulaşmak istiyorum.yada bu mesaj eğer sana ulaştıysa mühakka haberleşelim.görüşmek üzere

    Post ReplyPost Reply
Yorum Yapin

1 ipucu