Bu Sisteme Muhalif Olmak İçin Bile “PARA” Gerek “AMA”
-
Bu Sisteme Muhalif Olmak İçin Bile “PARA” Gerek “AMA”
Bir Derginin, Var Olma Mücadelesi
Dergimiz 1 Mayıs 2010 tarihinde yayın hayatına başladı. Aslıda dergimizin 4 yıllık bir geçmişi var. 2008 yılı Şubat ayında İstanbul Avcılarda, bir pasajın dördüncü katında, ufacık bir büroda başladı mücadelemiz. Güneş bile görmeyen 15 metre karelik harabede günlerce yapılan toplantılar ve tartışmalar sonucu meyvemiz Emektar Daktilonun kuruluş kararını aldık. Kuruluş sürecimiz boyunca bir avuç olsak da “Bir avuç insan ile ne yapılır, bu sistem kocaman biz kayboluruz” gibi düşüncelere hiçbir zaman meyil etmedik. “Hangi duvar yıkılmaz sorulan sorular doğru ise” dedik çıktık yola. İnanç ile nelerin başarabileceğini tarihimizden, gücümüzü haklılığımızdan aldık. Harabe güneş görmez büromuz emeklerimiz ile küçük ama sevimli bir yere dönüştü. Tek kuruş paramız yoktu, fakat dayanışmamız vardı ve böyle ördük yolumuzu. Yüz lira kira, Elli lira elektrik, ve su ödemek bile belimizi bükerken, Yedi Yüz lira dergi parasını bulmak bizim için imkansızdı. Henüz emekleme dönemlerinde bu parayı bulamayacağımızı anladığımız için, fotokopi usulü birinci prova sayımızı çıkartma kararı aldık. Adına prova sayısı verdiğimiz Fanzinlerimiz insanlardan yankı buldu, daktilo tıkırdamaya başladı. Mücadelemiz birkaç ay içinde farklı bir boyut kazandı, artık daktilo; panelleri, eğitim çalışmaları olan ve alanlarda kendisini gösteren tamda istediğimiz gibi “ kendini sokakta var eden” bir yapıya dönüştü. Bütün bu gelişmeler yaşanırken ekonomik zorluklar yüzünden dergimizin basımı sürekli erteleniyor, faturalar ödenmiyor, kira ise “hak getire” mantığı içinde ayağa kalkmaya çalışıyorduk. Uzun bir süre dayandığımız bu zorluklar karşısında kırılmalar başlamış, umut zayıflamış olsa da sonuna kadar mücadele etmeye kararlı insanlarda vardı. Dergimiz ne kadar genişlese de, genişlediğimiz kesim, hedefimiz doğrultusunda emekçi kitleler ve emekçi çocukları olması, ekonomik anlamda yaraları sarmaya yetmiyordu. Kimi zaman yol parası bulamayan arkadaşlarımız aylık 10 lira aidatı verirken bile zorlanmakta iken son çare “sponsor” bulmaktı fakat tüketim kültürüne karşı bir dergiye kimse sponsor olmazdı. Ne tekimde hiçbir sponsor bulamadık. Yıl 2010’a geldiğinde daktilo ekonomik zorluklara dayanamamış, bürosunu kapatmış ,kitlesi ve yazı kurulu dağılmış şekilde sadece internetten faaliyet yürütür hale gelmişti. Sadece üç kişi, üç emekçisi olan daktilo sonuna kadar “kapandık” yazısını asmayı reddetti. İki yıllık sürecimizden geriye yüz elli yazı bulunan bir arşiv kalmıştı. Çevremizin İnternet dergisi olun ısrarlarına şiddetle karşı çıktık, zira emekçilere elden verilemeyen bir dergi sadece “kendini tatmin” aracı olarak kullanılır bir etkisi olmazdı. Biz alternatif bir kültür örmek için mücadele ediyorduk ve insanlara ulaşmak bizim için birinci öncelikti, internet sadece bir araçtı. Bir yıllık suskunluk döneminde boş durmadık, çalıştık çabaladık. Çevremizde bizlere “çıkmayan derginin emekçileri” ismini taktılar. Umursamadan çalışmaya devam ettik, üç aylık yoğun bir çalışma döneminden sonra, Taksimde yapılacak olan 1 Mayıs’a katılıp kuruluş duyurusu yapılması konusunda hem fikir olduk.Hızlı ve yorucu bir çalışmanın ardından bir hafta içerisinde dergimiz, boyalar ve kumaşlar ile geçen bir geceden sonrada bayraklarımız basıldı. 1 Mayıs’a “çıkmayan derginin kitlesi yürüyor” çağrısı ile davet ettik arkadaşlarımızı. Aramızda “On kişi olursak iyi dostum” gibi mütevazi fakat umutlu diyaloglarla, elde bayrak ve pankartımız ile Taksim yoluna koyulduk. Kortejimizin kurulduğu sırada “alın size çıkmayan dergi” dedik ve” Emektar Daktilo Dergisi 1. Sayıyı” çantalarımızdan çıkarttık. Ülkemizin, muhalif yazarlarının resimlerinin olduğu ve yolunuz yolumuzdur yazan pankartımızın arkasında yürüyüş başladığında yirmi beş kişi vardı. Çıkmayan dergi, bir avuç bile olmayan ama inançlı, kararlı ve mücadeleci birkaç insan ile çıkmış, birkaç ay içerisinde İstanbul, İzmir, Ankara’da temsilci ekipler kurmuş, İstanbul un çeşitli semtlerinde kitlesel çalışmalar yapmış ve tarihimizden aldığımız “inanç” ile başarılamayan hiçbir şey yoktur tezimizi kanıtlamıştır. Bütün bunlara rağmen ekonomik zorluklar hiçbir zaman yakamızı bırakmadı. Dergi satışlarından yeni sayı parasını çıkartmak, hiçbir kar amaçlı olmayan bir dergi için mümkün değildir. Yine ekonomik zorluklar içinde ilerliyoruz. Para olmadan muhalif bile olunamıyor bu sistemde. Dergimizin öyküsü de bu olgunun bir kanıtıdır. Fakat paradan daha güçlü bir olgununda olduğu önümüzde kaya gibi duruyor. Tüm imkânsızlıkları olur kılan şey “inanç”. Evet dergimizi düzenli çıkartacak paramız yok fakat elimizde paranın asla sağlayamamağı bir silah var “umut, istek ve inanç”
“Mücadelemiz ekonomik zorluklar ve siyasi baskılar ile bitmeyecek kadar onurludur. Mücadelemiz özgür bir ülke de, insanca yaşamak içindir. Bu ülke halklarına bir ihtimal daha var demek için yola çıktık, dönenler oldu onlara güle güle dedik, kalan ve mücadelemizi yükselten dostlarımızda buradan bir kez daha selam olsun. Ve bugün Daktilo saflarında mücadeleye başlayan sizlerinde yolu ışıklı olsun. Arkadaşlar ya karşı koyuş, ya yok oluş, Yaşasın Alternatif Kültür ve Özgür Vatan Mücadelemiz” (Emektar Daktilo Dergisi 1. Türkiye Kuruluş Konferansı, Kapanış Konuşması)
Emektar Daktilo Dergisi Adına
İlke DenizBir önceki yazımız olan Koca Bir Yıl Devrildi... başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.
Benzer Konular




