Logo Background

Viewing Profile: Emektar Daktilo Dergisi

About Emektar Daktilo Dergisi

Latest Posts by Emektar Daktilo Dergisi

  • Denizler, Bizler Oldukça Yaşayacak…
    By on Mayıs 8, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Ülkemizin bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinde ölümsüzleşen Üç fidanı andık. Dergimizin ilkeleri arasında yer alan “2:Özgürlüğü; bir tutku, insanca bir yaşam felsefesinin vazgeçilmezi olarak görmek ve benimsemek. Bu bağlamda, insani sorumluluklardan kaçınmamak.” ve “9:Özgürlük, bağımsızlık ve demokrasi tutkusuyla, özgür bir ülke ve insanca yaşam özlemiyle, günümüze ve geleceğe sahip çıkmak” maddeleri dorultusunda, 6 Mayıs saat:16.30′da yapılan Denizleri anma yürüyüşne temsili olarak katılma kararı aldık. İstanbul, Taksim’de Galatasaray Lisesi önünden başlayan yürüyüşe bir çok demokratik kitle örgütü katıldı. Dolmabahçeye kadar süren yürüyüş boyunca sloganlar bir an olsun susmadı. Dolmabahçe meydanında yapılan açıklamanın ardından, yaklaşık bin kişiye yakın kitle “Denizler Kavgamızda Yaşıyor” sloganları ile dağıldı.

  • Kapitalizm ve Çevre
    By on Nisan 19, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Çevreyi kirleten tekelci sermaye, üretim eylemlerinden doğan atıklarını kendi girişimleri ve devletlerinin aracılığıyla Üçüncü Dünya ülkelerinin topraklarına ve denizlerine bırakıyor. Bu yönlendirme işi gene aynı çevrelerin uluslararası bir uygulama örgütü olan Dünya Bankasının da onayını almıştır. Daha da öte, bu banka söz konusu yönlendirilişin düzenleyicisidir. Bankanın baş iktisat uzmanı 1991 sonunda gizli bir yazılı yönlendirme yönergesiyle çözümün gelişmiş ülkelerin atıklarını Üçüncü Dünya’ya götürüp bırakmaları olduğu üstünde durdu.

    O haftalarda gizli olan bu yazı iki ay içinde Britanya’nın ünlü haftalık dergisi Economist’in eline geçerek yayımlandı (8 Şubat 1992). Dünya ekonomisinin birinci derecedeki uygulayıcılarından olan bu önde gelen uzmanın yönergesi şöyle özetlenebilir: Üçüncü Dünya’da doğmuş ve orada oturmakta olanların yaşamları Batılılara oranla daha az değerlidir.

  • Yılmayan, Onurlu Bir Ses; Sabahattin Ali
    By on Nisan 3, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Sabahattin Aliyi yazılar ile anlatmak kolay değil… Ne yazarsak yazalım bir şeyler hep eksik kalacaktır… Biz Sabahattin Aliyi klasikleşen “anma” metinleri ile değil, hayata bakışımızı özetleyen kendi yazısı ile

    ALTERNATİF KÜLTÜR MÜCADELEMİZDE YAŞATIYORUZ….

    NAMUSLU OLMAK NE ZOR ŞEYMİŞ…(Sabahattin Ali)

    “Namuslu olmak, ne zor şeymiş meğer? Bir gün Almanların pabucunu yalayan, ertesi gün Ingilizlere takla atan, daha ertesi gün de Amerika`ya kavuk sallayan soysuzlar gibi olmak istemedik. Yalnız ve yalnız bir tek milletin önünde secdeye vardık. O da kendi cefakeş milletimizdir.
    Meğer ne büyük günah işlemişiz! Kanunlu, kanunsuz baskılar ……altında ezile ezile pestile döndük. Bugünün itibarlı kişileri gibi kese doldurmadık, makam peşinde koşmadık. İç ve dış bankalara para yatırmadık, han apartıman sahibi olmak sağdan soldan vurmak ve milleti kasıp kavurmak emellerine kapılmadık. Bütün kavgamızda kendimiz için hiçbir şey istemedik. Yalnız ve yalnız, bu yurdun bütün yükünü omuzlarda taşıyan milyonlarca insanın derdine derman olacak yolları araştırmak istedik.
    Bu ne affedilmez suçmuş meğer! Neredeyse, yoldan geçerken mide uşakları arkamızdan bağıracaklar: “Görüyor musun şu haini! İlle de namuslu kalmak istiyor ve ahengimizi bozuyor…” Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi? (1947)

    Türkiye’nin Hatıra Defteri Programında Sabahattin İle İlgili Yayınlanan Kısa Film
    http://www.vindir.org/video/share.php?vid=NTMyOTUy

  • Yaşar Kemal’den Basın Özgürlüğü Mektubu
    By on Mart 30, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Basın zanaat değil sanattır, yaratıcılıktır, dirençtir. Basın hiçbir çıkarın yanında olmamalıdır, kendi çıkarı olsa bile. İşte basının özgür olması budur. Özgürlük düşüncesi sınırsızdır. Basın, dünyamızdaki pek çok kötülüğün bilinmesini, duyulmasını sağlayarak önemli savaşımlar vermiştir, kahramanlar yetiştirmiştir.

    Düşünceyle uğraşmak, düşünceye önem vermek baskıcı düzenlerde her insanın başını belaya sokuyor. Bugüne kadar basın şöyle bir doyasıya özgürlük yüzü göremedi. Hep baskı, hep baskı, hep satın alma… İşte bugünlere geldik. Hani eskiden bir güç vardı, ona ilerici güç diyorduk ya hepimiz karanlık bir duvarın önüne geldik başımızı son hızla vurmak üzereyiz. Yargı mekanizması adalet yerine öfke ve korku kaynağı olursa işte bir ülke böyle olur.

    Zulüm aşağılık, insanlık dışı bir şeydir, ölümden de beterdir. Bilincine varınca olağanlaşır. Hepsinden beteri de insan soyunun yakasına yapışmış korkudur. Zulüm zulüm değildir aslında, zulüm korkudur.

    Diyorum ki, korkulmasın, bugünkü, bu gelip geçici duruma bakıp umutsuzluğa düşmenin bir gereği yok… Bugün hapisanelerde, mahkeme kapılarında veya mahkeme kapılarına gitmeyi beklerken mesleğinin ve insanlık onurunun hakkını verenler var. Onlar ve onların hakları için omuz omuza yürüyen, sesini yükseltenler insanlığımızın daha bitmediğini, vurdumduymazlığımızın bizi öldürücü hale getirmediğini kanıtlıyorlar. İnsanoğlu umutsuzluktan umut yaratandır. Demokrasiyi yaratmak insanlığın büyük gücü olmuştur. Çok söyledim, tekrar söylüyorum. Ya demokrasi ya hiç… Ve Türkiye ‘hiç’e layık değildir. Selam olsun düşünce özgürlüğü ve insan hakları için direnen meslektaşlarıma. Selam olsun, korkunun üstüne yürüyenlere. Selam olsun insanlık toptan tükenmedikçe umudun da tükenmeyeceğini gösterenlere. İnsan soyu içinde en güzelleri, en kutsanacak olanları onlardır.

    Yaşar Kemal

  • Yeni Dönem Sayımız için Yazı Gönderimi
    By on Mart 1, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Heyecanlıyız bu yazıyı yazarken çünkü bu yazı, yeni dönem sayımızın çıkacağı anlamına geliyor. İmkânsızlıklardan dolayı iki yıldır prova sayıları, haber bültenleri ve güncel yayın organımız emektardaktilo.net üzerinden sizlerle birlikte olmaya çalışıyoruz, bu zaman diliminde birçok arkadaş kazandık ama birçok ayrılık ve küskünlük de yaşadık. Hala karşınızda olabilmemiz, heyecanımızdan ve ortaya çıkışımızdaki amacın doğruluğuna olan inancımızdan kaynaklanıyor. Hala karşınızda olabilmemiz, bizim gibi öğrenci işi bir dergi için başarıdır.

    Şimdi, “Yeni dönem” birinci sayısı ile bir adım atıyoruz. Adımlarımız her seferinde bir diğerinin önünde olacak. Bütün bunların bağlamında sizin de varlığınız ve yazılarınız ile bizlerin yanında olmasını istiyoruz. Yazılarınızı emektardaktilo@hotmail.com adresine 10 Mart gecesine kadar gönderebilirsiniz.

    Not: Dergimize gelen her yazıyı özenle inceleyip yazara geri dönmeyi ilke edinmiş bir dergi olarak, son bir yıl içinde gelen ve geri dönemediğimiz yazıların nedeni teknik bir sorundur… Daha önce sizlere duyurduğumuz dönemde, dergi arşivimizin olduğu bilgisayara bir saldırı gerçekleşmiş ve bütün bilgilerimiz yok olmuştur. Bilgilerimizi ele geçiren gerici güruh tarafından Bir yıl boyunca mail adresimiz kilitlenmiş ve yazarlara hiçbir dönüş yapılamamıştır… Yayınlanan yazıların ise sahiplerine dergi gönderimi, ulaşım adresleri olmadığı için yapılamamış, dergimizin arşivi yüzde 70 oranı ile kaybedilmiştir. Bu yüzden alınan, kırılan bütün dostlarımızdan, bir kez daha özür diliyoruz ve yazılarını yeniden paylaşmalarını rica ediyoruz…

    Sevgilerle; emektar DAKTİLO DERGİSİ www.emektardaktilo.net

1 ipucu