<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Emektar Daktilo Dergisi</title>
	<atom:link href="http://www.emektardaktilo.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.emektardaktilo.net</link>
	<description>Yeni bir soluk ; Daktilo Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Sep 2010 01:42:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Hapisler, Sürgünler Başaramadı ! YILMAZ GÜNEY&#8217;i Unutmadık Unutturmayacağız</title>
		<link>http://www.emektardaktilo.net/2010/09/06/666.html</link>
		<comments>http://www.emektardaktilo.net/2010/09/06/666.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 01:32:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orak</dc:creator>
				<category><![CDATA[...Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[..Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirilerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyeden]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümsüzler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emektardaktilo.net/?p=666</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/09/yılmaz.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-667" title="yılmaz güney" src="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/09/yılmaz-212x300.jpg" alt="daktilo dergisi" width="212" height="300" /></a><span style="color: #0000ff;">Yeşilçam'ın mutlu sonlarına inat onun öyküleri ve filmleri hep gerçek sonlarıyla bitti. Filmlerde avrupai yüz hatlarıyla hep güzeldi, hep yakışıklıydı iyiler. Ayhan Işıklar, Türkan Şoraylar, Ediz Hunlar... Onun makaralarda akıp giden minik kareleri ise bize iyilerin bakımlı tırnakları, buğulu bakışları ve bizi yaşadığımız kulübelerden alıp saraylarda yaşatacak yufka yürekli amcalar olmadığını gösterdi. Tutmaz denen filmleri rekorlar kırdı. Yurt içinde ve dışında ödüllere doyamadı. Herkes kendisinden bir şey buldu onun karakterlerinde; Cabbar'da, Azem'de, Şivan'da... Herkes onu kendinden bildi, bir oyuncu ve yönetmen olarak yaratabildiği bu bağ Türkiye için şaşırtıcı bir olaydı... Şaşırtıcı mıydı? Herkesin onu kendinden bilmesi bir rastlantı mıydı yoksa o zaten herkesten biri miydi?
<h1 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">DAKTİLO DERGİSİ</span></h1>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/09/yılmaz.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-667" title="yılmaz güney" src="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/09/yılmaz-212x300.jpg" alt="daktilo dergisi" width="212" height="300" /></a>Yeşilçam&#8217;ın mutlu sonlarına inat onun öyküleri ve filmleri hep gerçek sonlarıyla bitti. Filmlerde avrupai yüz hatlarıyla hep güzeldi, hep yakışıklıydı iyiler. Ayhan Işıklar, Türkan Şoraylar, Ediz Hunlar&#8230; Onun makaralarda akıp giden minik kareleri ise bize iyilerin bakımlı tırnakları, buğulu bakışları ve bizi yaşadığımız kulübelerden alıp saraylarda yaşatacak yufka yürekli amcalar olmadığını gösterdi. Tutmaz denen filmleri rekorlar kırdı. Yurt içinde ve dışında ödüllere doyamadı. Herkes kendisinden bir şey buldu onun karakterlerinde; Cabbar&#8217;da, Azem&#8217;de, Şivan&#8217;da&#8230; Herkes onu kendinden bildi, bir oyuncu ve yönetmen olarak yaratabildiği bu bağ Türkiye için şaşırtıcı bir olaydı&#8230; Şaşırtıcı mıydı? Herkesin onu kendinden bilmesi bir rastlantı mıydı yoksa o zaten herkesten biri miydi?<br />
Köylü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Yılmaz Güney babasının annesi üzerine kuma getirmesinden dolayı küçük yaşta kızkardeşiyle birlikte evden ayrılmış, yedi yaşından itibaren çalışmak zorunda kalmıştır. Okumaya aç bir çocuktur ve çevresinde olup bitenlere karşı ortaokul çağlarından beri duyarsız kalmamıştır. Komünizm düşüncesiyle tanışmadan önce yazdığı öykülerden de bu anlaşılıyor. Hayatta bir şeylerin ters gittiğinin farkındadır, bundan dolayı liseye giderken yazdığı öyküleri okulun duvar gazetesinde yayımlanmaz. (Bir öyküsünde doktora verecek parası olmayan bir köylünün doktora tavuk götürmesini ve doktorla aralarında geçen diyoloğu işlemiştir, bunu okul nasıl kabul edebilir?) Öykülerini Adana, Mersin ve İstanbul&#8217;da basılan dergilere göndermeye başlar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi sol görüşe sahip dergilerde öykülerinden birkaçı yayımlanır. Bunun ardından okuldaki arkadaşları ona Hikayeci Yılmaz adını takarlar. Bu dönemlerde sinemada çalışmaya başlar ve sinema ile arasında özel bir bağ kurulur. Lisenin ardından Ankara&#8217;da hukuk okumaya başlar. Ancak Ankara&#8217;da iş bulamaz ve sinemadan uzak kalır. Bunun üzerine Adana&#8217;ya geri döner ve üniversite sınavına tekrar hazırlanıp İstanbul İktisat&#8217;ı kazanır. 13 yaşından beri Dar Filmciliğin Adana şubesinde çalıştığı ve orada başarılı bir performans gösterdiği için halen Beyoğlu’nda varolan Dar Filmin İstanbul’daki çalışmalarının içerisinde yer almasına izin verilir. Orada Atıf Yılmaz&#8217;la tanışır ve Atıf Yılmaz&#8217;ın Dar Film için çekeceği filmlerden birinde onun yardımcılığını yapar. Güney, artık sektörün içinde yer almaya başlamıştır&#8230;<br />
Çığırtkanlıkla başlayan sinema serüveninin devamı malum.<br />
Çok iyi bir gözlemciydi Yılmaz Güney. Zor geçen çocukluk ve gençlik yılları boyunca böylece pek çok şey biriktirdi. İnsanları anlamak zor değildi, zor yaşamları zaten biliyordu, zor yaşamıştı ve şimdi elinde bunların nedenlerini irdeleyecek malzeme vardı. O da beyaz perdeyi halktan yana renklendirdi.<br />
Yılmaz Güney komünist bir sanatçıdır. Kırk yedi yıllık yaşamının toplam on bir yılı hapishanede ve iki buçuk yılı da yurtdışında geçmiştir. Üretken sanatçımız hapishaneden izinli olarak çıktığı günlerde bir film çekmiş, hapishanedeyken film senaryoları yazmaya devam etmiş bir de romana imzasını atmıştır. Sürekli okumuş, hapishanede geçirdiği dönemler onun büyük birikimler elde etmesini sağlamış, çıktığında da mücadelesine kaldığı yerden devam etmiştir. Sineması bu olanlar karşısında düşüncelerinden ödün vermemiştir. Onu anarken onu sadece sinemacı yönüyle ele alıp da siyasi yönünün içini boşaltmaya çalışanların bu çabası anlamsızdır. Yılmaz Güney&#8217;in filmleri kendisinin, aslında tüm halkın yaşadıkları ile düşüncelerinin toplamının ürünüdür. Yılmaz Güney hakkında konuşmak o dönemin Türkiye siyaseti ve Türkiye&#8217;deki belirli direniş geleneği üzerinde konuşmak demektir. Yılmaz Güney&#8217;i anmak halkı anmaktır. Onu ölümsüz kılan da halka halkı anlatması olmuştur.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Şimdi 73 yaşındasın. Unutmadık.</strong></span></p>
<h1 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">DAKTİLO DERGİSİ</span></h1>
<p style="text-align: center;"><a href="mailto:emektardaktilo@hotmail.com"><span style="color: #ff0000;"><strong>emektardaktilo@hotmail.com</strong></span></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emektardaktilo.net/2010/09/06/666.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Psikolojik Kaos Yumağı</title>
		<link>http://www.emektardaktilo.net/2010/09/06/psikolojik-kaos-yumagi.html</link>
		<comments>http://www.emektardaktilo.net/2010/09/06/psikolojik-kaos-yumagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 01:08:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orak</dc:creator>
				<category><![CDATA[..Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Makale-Deneme-Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emektardaktilo.net/?p=660</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/09/question-marks2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-661" title="question-marks2" src="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/09/question-marks2-300x243.jpg" alt="daktiilo dergisi" width="268" height="150" /></a>…Ve bir cümle kurmak gerek bazen…  <strong><span style="color: #ff0000;">Elif Kılıç</span></strong>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/09/question-marks2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-661" title="question-marks2" src="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/09/question-marks2-300x243.jpg" alt="daktiilo dergisi" width="269" height="224" /></a>…Ve bir cümle kurmak gerek bazen…Nedensiz ve hiç hesapta yokken.Tıpkı karanlığa taş atar ve sessizliği bozar gibi , küfür gibi.Bıçak gibi keskin ve kıl kadar ince bir cümle kurmak gerek bazen…<br />
Kurduğunuz kaç cümlede ‘’Siz’’ varsınız? Ya da kullandığınız kaç cümle size ait? Gerçekten kurduğunuz cümlelere ait misiniz? Yoksa ‘’dışı sert bir kabuk gibi kalmak zor bu hayatta?’’ diyenlerden misiniz? Kimsiniz siz? Cevaplar hep çıkmaz bir sokağa çıkar sordukça.Hayatta inanılan her gerçeğin ne kadar sahte anlamlar taşıdığını düşünmeye başlarsınız bu soruları sorup fakat cevaplayamadıkça.İnsan doğasında hasıra nazır olan şeyler işte.Ne kadar bayağı , ne kadar telaşlı varlıklarız&#8230;Hergün yeni birşeylerden dolayı eteklerimiz zil çalıyor.Telaşlı varlıklarız ya; sabırsız , her emire amade varlıklarız ya baş kaldıramıyoruz işte o yüzden&#8230;Koyun gibi , yuları boynumuza takıp nereye çekerlerse oraya gidiyoruz, cümle kuramıyoruz&#8230;Yalnızlaşıyoruz , yalınlaşıyoruz&#8230; Ve hiç bir şey bize ait değil&#8230;Tıpkı kaşımız , gözümüz gibi&#8230;Artık nasıl onları bile yapaylaştırıyorsak cümlelerimizi de yapaylaştırıyoruz , kendimizi ifade ederken bile başkalarının klişe veyahut çalıntı cümlelerini kullanıyoruz..Biz aslında kendi hayatımızı yaşamıyoruz&#8230;<br />
Kimiz biz?İnsan kılığında gezen yaratıklar mı , yoksa insan olduğunun farkında bile olmayan biçare mahlukatlar mı?</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Elif Kılıç</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emektardaktilo.net/2010/09/06/psikolojik-kaos-yumagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CAN BABADAN SONRA ŞARAPLAR ÖKSÜZ KALDI</title>
		<link>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/27/can-babadan-sonra-saraplar-oksuz-kaldi.html</link>
		<comments>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/27/can-babadan-sonra-saraplar-oksuz-kaldi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 03:29:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orak</dc:creator>
				<category><![CDATA[..Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirilerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümsüzler]]></category>
		<category><![CDATA[1mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[CAN]]></category>
		<category><![CDATA[CAN YÜCEL]]></category>
		<category><![CDATA[daktilo]]></category>
		<category><![CDATA[dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[haziranda]]></category>
		<category><![CDATA[hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[livorno]]></category>
		<category><![CDATA[ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalistforum]]></category>
		<category><![CDATA[St. Pauli]]></category>
		<category><![CDATA[taksim]]></category>
		<category><![CDATA[YÜCEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emektardaktilo.net/?p=644</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/08/44740_425829602366_619847366_4734919_4848430_n.jpg"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-645" title="CAN BABA AFİŞ" src="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/08/44740_425829602366_619847366_4734919_4848430_n-212x300.jpg" alt="CAN YÜCEL DAKTİLO DERGİSİ" width="212" height="300" /></span></a><span style="color: #0000ff;">Bu yıl Can Babayı kaybetmemizin bilmem kaçıncı yılı ! Kaç yıl geçtiği açıkçası çokta umrumuzda değil ! Can babasız bir yıl bile bizim için onlarca yıla bedeldir. Bu nedenle bir hesap telaşı içine girmeyi doğru bulmuyoruz. İşçi sınıfının büyük şairi CAN BABA ! Üstad duysa bu yakıştırmayı kendine has üslubu ile gidin lan işinize b.. herifler derdi. Bu nedenle bu tür yakıştırmalar yapmıyoruz. Onun için söylenecek tek bir söz var YALANSIZ ! Yalansız yaşadı üstad, ne söylediyse yaptı ne yaptıysa savundu. Dönmedi, dönenlere kendide has uslubu ile cevap verdi. EY CAN BABA ! ELİMİZDE ŞARAP ŞİŞELERİMİZ ARAMIZDA OLMAYAŞININ BİLMEM KAÇINCI YILINDA SANA İÇİYORUZ !
<strong></strong></span></p>

<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">DAKTİLO DERGİSİ</span></h2>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;"><a href="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/08/44740_425829602366_619847366_4734919_4848430_n.jpg"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-645" title="CAN BABA AFİŞ" src="http://www.emektardaktilo.net/wp-content/uploads/2010/08/44740_425829602366_619847366_4734919_4848430_n-212x300.jpg" alt="CAN YÜCEL DAKTİLO DERGİSİ" width="212" height="300" /></span></a><span style="color: #0000ff;">Bu yıl Can Babayı kaybetmemizin bilmem kaçıncı yılı ! Kaç yıl geçtiği açıkçası çokta umrumuzda değil ! Can babasız bir yıl bile bizim için onlarca yıla bedeldir. Bu nedenle bir hesap telaşı içine girmeyi doğru bulmuyoruz. İşçi sınıfının büyük şairi CAN BABA ! Üstad duysa bu yakıştırmayı kendine has üslubu ile gidin lan işinize b.. herifler derdi. Bu nedenle bu tür yakıştırmalar yapmıyoruz. Onun için söylenecek tek bir söz var YALANSIZ ! Yalansız yaşadı üstad, ne söylediyse yaptı ne yaptıysa savundu. Dönmedi, dönenlere kendide has uslubu ile cevap verdi. EY CAN BABA ! ELİMİZDE ŞARAP ŞİŞELERİMİZ ARAMIZDA OLMAYAŞININ BİLMEM KAÇINCI YILINDA SANA İÇİYORUZ !</span><span style="color: #ff0000;">DAKTİLO DERGİSİ</span></h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/27/can-babadan-sonra-saraplar-oksuz-kaldi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAİNLİKTEN ASLANLIĞA…</title>
		<link>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/22/hainlikten-aslanliga%e2%80%a6.html</link>
		<comments>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/22/hainlikten-aslanliga%e2%80%a6.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 23:07:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orak</dc:creator>
				<category><![CDATA[...Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyeden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emektardaktilo.net/?p=638</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" src="http://images.habervitrini.com/haber_resim/6577311.jpg" alt="da" width="162" height="145" />Basında sıklıkla “gurbetçi futbolcular” olarak öne çıkan, Avrupa’da top koşturan Anadolu kökenli oyuncular içinde madalyonun görünen yüzünü temsil ediyor Mesut Özil.

15 Ekim 1988, Gelsenkirchen doğumlu Mesut Özil, Türkiye basınında özellikle Almanya milli takımını tercih etmesiyle beraber daha sık tartışılır oldu. Bu tercihin Fatih Terim döneminde olması konuyu daha da çeşitlendiren bir etken olmuştu.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://images.habervitrini.com/haber_resim/6577311.jpg" alt="da" />Basında sıklıkla “gurbetçi futbolcular” olarak öne çıkan, Avrupa’da top koşturan Anadolu kökenli oyuncular içinde madalyonun görünen yüzünü temsil ediyor Mesut Özil.</p>
<p>15 Ekim 1988, Gelsenkirchen doğumlu Mesut Özil, Türkiye basınında özellikle Almanya milli takımını tercih etmesiyle beraber daha sık tartışılır oldu. Bu tercihin Fatih Terim döneminde olması konuyu daha da çeşitlendiren bir etken olmuştu.</p>
<p>Avrupa’da oynayan Anadolu kökenli futbolculara bir anlamda “milli baskı” yapıldığını söylemek gerekiyor. Zaten durumun özetini bize basın gösteriyor. Bunun yanı sıra birçok futbolcunun bir kez milli takıma davet edilip, sonrasında çağırılmadıklarını görebiliyoruz. Özellikle yıldız adayı oyuncularda bu daha sıklıkla görülüyor. Nuri şahin’i hatırlarsak, Almanya ile oynanan hazırlık maçında, ilk milli maçını oynadıktan sonra uzunca bir süre göremedik. Nuri şahin örneği aslında istedikleri durumu gösteriyor. Mesut Özil örneği de, korkulan şeyin başa geldiği durumu resmediyor.</p>
<p> Türkiye’de özellikle basının, milli takıma davet edilen oyuncuların Türkiye’yi seçmeleri ya da seçmemelerinden sonraki yaklaşımıyla, Almanya’daki basının Türkiye’yi tercih etmelerine karşı yaklaşım arasındaki ilişkiyi ele aldığımızda, aslında aynı söylemin parçası olduklarını vurgulamamız gerekiyor. Durum, kendi pencerelerinden, “öteki”yi dışlayarak var olmanın fotoğrafını gösteriyor bize.</p>
<p>Almanya milli takımını seçtiğinde bir nevi hain olarak görülen Mesut’un, Almanya’nın ZDF kanalına “<em>Kürdüm, Kürtlüğümle gurur duyuyorum</em>” açıklamasıyla beraber nasıl tepkiler alacağı aşikar. Fakat burada mesut’un Real Madrid’e transfer olması bakalım kimlerin gerçek yüzünü örtecek.    </p>
<p>Mesut Özil’in, Real Madrid gibi endüstriyel futbolun tekel kulüplerinden birine transferi, basın için çok iyi bir malzeme olsa gerek.</p>
<p>Mesut’un Real Madrid’e transferi konusunda, endüstriyel futbolun başarı yaftasının en öndeki kulübünün aynı zamanda İspanya tarihinin yıkıntılarının örtüldüğü bir maske olduğunu vurgulamak pek de çekici olmasa gerek. Bu noktada artık, Madrid’de Türk aslanı vb. gibi söylemleri başka bir tarafıyla düşünmemiz gerekiyor. Bu aynı zamanda Mesut Özil üzerinden, onun konumunu söylemlerinin içine dahil ederek neyi ötekileştirmek oluyor acaba?</p>
<p>             <strong><span style="color: #0000ff;">Osman BULUGİL</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/22/hainlikten-aslanliga%e2%80%a6.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğrenciler ve sanatçılar İstanbul Üniversitesi ÖKM için yürüdü</title>
		<link>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/ogrenciler-ve-sanatcilar-istanbul-universitesi-okm-icin-yurudu.html</link>
		<comments>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/ogrenciler-ve-sanatcilar-istanbul-universitesi-okm-icin-yurudu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 19:58:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orak</dc:creator>
				<category><![CDATA[...Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyeden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emektardaktilo.net/?p=633</guid>
		<description><![CDATA[<img id="news_main_photo" class="alignright" src="http://media.etha.com.tr/images/2010/08/16/cache/etha-20100816-okm-aciklama-15_display.jpg" alt="ÖKM'ye dokunma, geleceği karartma 9" width="274" height="137" />Öğrenci Kültür Merkezi'nin kapatılmak istenmesine karşı bir aydır nöbet tutan İstanbul Üniversitesi öğrencileri, bugün sanatçılarla birlikte eylem yaptı. Öğrenciler, ÖKM'nin kapatılmasına izin vermeyeceklerini belirtti; sanatçılar da bu mücadelede öğrencileri yalnız bırakmayacaklarını açıkladı. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img id="news_main_photo" class="alignright" src="http://media.etha.com.tr/images/2010/08/16/cache/etha-20100816-okm-aciklama-15_display.jpg" alt="ÖKM'ye dokunma, geleceği karartma 9" width="342" height="247" />Öğrenci Kültür Merkezi&#8217;nin kapatılmak istenmesine karşı bir aydır nöbet tutan İstanbul Üniversitesi öğrencileri, bugün sanatçılarla birlikte eylem yaptı. Öğrenciler, ÖKM&#8217;nin kapatılmasına izin vermeyeceklerini belirtti; sanatçılar da bu mücadelede öğrencileri yalnız bırakmayacaklarını açıkladı. </p>
<div> İSTANBUL- İstanbul Üniversitesi öğrencileri, Öğrenci Kültür Merkezi (ÖKM)&#8217;nin yer olmadığı iddiasıyla kapatılmak istenmesine karşı yürüyüş yaptı. Bir aydır ÖKM önünde nöbette olan öğrencilere sanatçılar da destek verdi.</div>
<p> Yaklaşık 300 kişi, İstanbul Üniversitesi ana giriş kapısı önünde bir araya geldi. Burada öğrenciler adına yapılan açıklamada, ÖKM&#8217;nin kapatılmaması için rektörlükle iki kez görüşüldüğü ama bir sonuç alınamadığı belirtildi. Öğrenciler, rektörün, &#8220;Bize sanat düşmanı diyorsunuz yanlış yapıyorsunuz&#8221; sözlerine şöyle yanıt verdi: &#8220;Evet siz sanat düşmanısınız, kültür merkezimize el koyuyorsanız sanatın da düşmanısınız, kültürün de düşmanısınız.&#8221; Öğrenciler, &#8220;1 aydır kültür merkezi önünde nöbet tutuyoruz ve kültür merkezimize dokundurtmuyoruz. Siz biraz daha rant kazanacaksınız, biraz daha rahat edeceksiniz diye üretimimizi engelleyemezsiniz&#8221; dedi. Açıklamanın ardından öğrenciler, &#8220;Kültür sanat hakkımız engellenemez&#8221;, &#8220;ÖKM&#8217;ye dokunma, geleceği karartma&#8221;, &#8220;Sermaye elini ÖKM&#8217;den çek&#8221; sloganlarıyla ÖKM önüne yürüdü.  </p>
<h2>&#8216;ÜRETİMDEN RAHATSIZ OLUYORLAR&#8217;</h2>
<p> İ.Ü. ÖKM Kulüpleri adına basın açıklamasını okuyan Şafak Yayla, &#8220;İ.Ü. ÖKM&#8217;nin şimdiki yerinden kaldırılarak fakültelere yerleştirileceği rektörlükle yapılan görüşmelerin sonucunda kesinleşti&#8221; dedi. </p>
<p> ÖKM&#8217;nin defalarca kapatılmaya çalışıldığını hatırlatan Yayla, &#8220;ÖKM, açıldığı 1990 yılından beri rektörlüğü rahatsız eden ve kapatılması gereken bir yer olmuştur&#8221; dedi. Şafak Yayla, ÖKM&#8217;nin kapatılmasına gerekçe olarak sunulan yer sıkıntısına ilişkin &#8220;Kapatmanın nedeni yer sıkıntısı değil, muhalif öğrencilerden, araştıran, sorgulayan, birlikte hareket eden ve birlikte mücadele eden öğrencilerin üretiminden duyulan rahatsızlıktır&#8221; dedi. </p>
<p> ÖKM&#8217;nin kapatılmasına izin vermeyeceklerini belirten Yayla, tüm aydın ve sanatçıları ÖKM&#8217;nin tasfiye edilmemesi için birlikte mücadeleye çağırdı. </p>
<h2>SANATÇILAR, ÖĞRENCİLERİN YANINDA</h2>
<p> Tiyatro oyuncusu Mehmet Esatoğlu, yaptığı konuşmada, 1970&#8242;lerde Deniz Gezmişlerin idam edildiği, Mahir Çayanların Kızıldere&#8217;de katledildiği yıllarda İstanbul Üniversitesi&#8217;ne okumaya geldiğini belirtti. &#8220;O dönemde öğrencilere kan kusturuldu&#8221; diyen Esatoğlu, &#8220;Biz burada sanat yapmaya çalışırken oradan oraya kovalanırdık, ellerimizde bezlerimiz, kostümlerimiz. Hiç bir tarafta sanat yaptırmazlardı&#8221; dedi. </p>
<p> ÖKM&#8217;nin mücadele ile kurulduğunu belirten Esatoğlu, şöyle konuştu: &#8220;Toplumda önce üretenleri düşünenleri yok edeceksiniz ki, diğerlerini sürü haline getirmek kolaylaşsın, ÖKM&#8217;yi de o yüzden kapatmak istiyorlar. Bizler tüm yüreğimizle istersek burayı geri alabiliriz. Türkiye tarihinde İstanbul Üniversitesi öğrencisi neyi istemişse söküp almayı başarmıştır. Sanatçılar olarak yanınızdayız ve ÖKM kapatılamaz diyoruz.&#8221; </p>
<p> ÖKM kurucularından ressam Sonnur Akçay, 1991&#8242;de çeşitli zorluklarla burada çalışmaya başladıklarını söyledi, &#8220;Burası benim çocuğum gibi&#8221; dedi. Akçay, öğrencilere seslenerek, &#8220;Buraya sahip çıkan sizleri gördükçe kendimi iyi hissediyorum ve ÖKM kapatılamaz diyorum&#8221; dedi. </p>
<h2>SANAT ÖRGÜTLERİNE ÇAĞRI</h2>
<p> Sanatçı Orhan Aydın da &#8220;Sanat düşmanlığı bu ülkede çok eskilere dayanan bir süreç. Ancak 2001 yılından beri, AKP&#8217;nin iş başına geldiği zamandan beri T.C. hükümetlerinin sanat düşmanlığı yüzü bu kadar açığa çıkmamıştı. AKM, Muhsin Ertuğrul tiyatrosu ve Emek sinemasını kapatma süreçlerini yaşadık. Hayatı yeşertmeye çalışan bir yeri kapatmak ancak karanlık bir zihniyetin, gerici ırkçı faşist bir zihniyetin ürünü olabilir&#8221; dedi. </p>
<p> Aydın, tüm sanat örgütlerine &#8220;Bir araya gelerek ÖKM&#8217;nin yıkılmasını engelleyelim&#8221; çağrısında bulundu. Aydın, ayrıca ÖKM&#8217;nin kapatılmaması için rektör ile görüşülmesi, şenlikler düzenlenmesi gibi önerilerde bulundu. Orhan Aydın, &#8220;ÖKM kapatılamaz, kapatanın başına yıkılır&#8221; dedi. </p>
<p>Öğrenciler, eylemlerine halaylarla devam etti. İÜ öğrencileri, ÖKM&#8217;nin yıkılmasına engel olmak için her gün nöbet tutmaya devam edeceklerini bildirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/ogrenciler-ve-sanatcilar-istanbul-universitesi-okm-icin-yurudu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un 100 yılı sergilenecek&#8230;</title>
		<link>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/istanbulun-100-yili-sergilenecek.html</link>
		<comments>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/istanbulun-100-yili-sergilenecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 19:43:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orak</dc:creator>
				<category><![CDATA[...Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyeden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emektardaktilo.net/?p=628</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" src="http://media.etha.com.tr/images/2010/08/19/cache/etha-20100819-ist-sergi-00_ext.jpg" alt="daktilo" width="128" height="187" />Mimarlar Odası, "İstanbul 1910-2010 Kent, Yapılı Çevre ve Mimarlık Kültürü" adlı sergi düzenliyor.

İSTANBUL- TMMOB'a bağlı Mimarlar Odası, 15 Eylül- 20 Kasım tarihlerinde İstanbul’un 1910-2010 döneminde toplumsal-mekânsal dönüşümünü sergileyecek.

"İstanbul 1910-2010 Kent, Yapılı Çevre ve Mimarlık Kültürü Sergisi” projesi İstanbul’un 1910-2010 döneminde sergilediği toplumsal-mekânsal dönüşümü etkileşimli bir sergilemeyle ve haritalar aracılığıyla bir kent sergisi olarak kurgulanıyor.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://media.etha.com.tr/images/2010/08/19/cache/etha-20100819-ist-sergi-00_ext.jpg" alt="daktilo" />Mimarlar Odası, &#8220;İstanbul 1910-2010 Kent, Yapılı Çevre ve Mimarlık Kültürü&#8221; adlı sergi düzenliyor.</p>
<p>İSTANBUL- TMMOB&#8217;a bağlı Mimarlar Odası, 15 Eylül- 20 Kasım tarihlerinde İstanbul’un 1910-2010 döneminde toplumsal-mekânsal dönüşümünü sergileyecek.</p>
<p>&#8220;İstanbul 1910-2010 Kent, Yapılı Çevre ve Mimarlık Kültürü Sergisi” projesi İstanbul’un 1910-2010 döneminde sergilediği toplumsal-mekânsal dönüşümü etkileşimli bir sergilemeyle ve haritalar aracılığıyla bir kent sergisi olarak kurgulanıyor.</p>
<p>Sergide yüzyılın toplumsal-mekânsal yapıları, toplumsal ve iktisadi coğrafyanın ve yapılı çevrenin oluşum, konsolidasyon ve çözülme süreçleri, mimarlık kültüründeki öncelikler ve bunların değişimi, harita, maket, çizimler ve çeşitli görsel iletişim araçları ile ziyaretçilere sunulması planlanıyor.</p>
<p>Oda, sergiye ilişkin yaptığı açıklamada şöyle dedi: &#8220;Birçok Avrupa kentine kıyasla çok daha hızlı bir büyüme ve dönüşüm yaşayan İstanbul’da, kendisini kentsel bir bütün içinde konumlandıramayan birey kente, kentte yaşayan diğer katmanlara yabancılaşmaktadır. Modern metropollerde bu durum bir kent problematiği olarak kent müzelerinin odağında yer almaktadır. İstanbul’da bu sürecin ve sonuçlarının gözönüne serildiği, kentin gelecek vizyonunun tartışıldığı bir kent müzesinin olmayışı 2010’da Avrupa Kültür Başkenti olacak İstanbul için önemli bir eksikliktir. Proje, böylesi bir kent müzesinin yokluğunda İstanbul’un 100 yıllık kentsel ve tarihsel sürecini aktarıyor.&#8221;</p>
<p>Satral İstanbul&#8217;da düzenlenecek serginin malzemeler kurulması planlanan İstanbul Kent Müzesi’nin koleksiyonuna hibe edilecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/istanbulun-100-yili-sergilenecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Batı Şeria 23 yıl sonra sinemasına kavuştu</title>
		<link>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/bati-seria-23-yil-sonra-sinemasina-kavustu.html</link>
		<comments>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/bati-seria-23-yil-sonra-sinemasina-kavustu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 19:26:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orak</dc:creator>
				<category><![CDATA[...Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emektardaktilo.net/?p=621</guid>
		<description><![CDATA[<img id="news_main_photo" class="alignleft" src="http://media.etha.com.tr/images/2010/08/07/cache/etha-20100807-cenin_ext.jpg" alt="Batı Şeria 23 yıl sonra sinemasına kavuştu" width="208" height="130" />
<div>
<div id="download-image"><a id="download-link" href="http://www.etha.com.tr/ph/photo/bati-seria-23-yil-sonra-sinemasina-kavustu/download/"></a></div>
</div>
</div>
BATI ŞERİA- Batı Şeria'da 1. İntifada sırasında(1987) kapatılan Cenin Sineması yeniden izleyecileriyle buluştu.

Batı Şeria'nın ilk ve tek sineması Alman sinema sanatçısı Markus Vetter'in öncülüğünü yaptığı "Cenin Sineması Projesinin" bir ürünü olarak 23 yıl aradan sonra tekrar Filistinlilerle. Sinemanın yeniden kurulması için aralarında Pink Floyd'dan Roger Waters'ın da bulunduğu birçok sanatçı ve Filistin dostu desteklerini sundu.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Batı Şeria&#8217;nın ilk ve tek sineması Cenin Sineması 23 yıl sonra yeniden seyircileriyle. Sinemanın açılışında 2005 yılında elindeki oyuncak silahı gerçek zanneden İsrailli askerlerce öldürülen 12 yaşındaki İsmail Katip&#8217;in hikayesini anlatan Cenin&#8217;in Kalbi filmi gösterildi.</p>
<div>
<p><img id="news_main_photo" class="alignleft" src="http://media.etha.com.tr/images/2010/08/07/cache/etha-20100807-cenin_ext.jpg" alt="Batı Şeria 23 yıl sonra sinemasına kavuştu" width="396" height="249" /></p>
<div>
<div id="download-image"><a id="download-link" href="http://www.etha.com.tr/ph/photo/bati-seria-23-yil-sonra-sinemasina-kavustu/download/"></a></div>
</div>
</div>
<p>BATI ŞERİA- Batı Şeria&#8217;da 1. İntifada sırasında(1987) kapatılan Cenin Sineması yeniden izleyecileriyle buluştu.</p>
<p>Batı Şeria&#8217;nın ilk ve tek sineması Alman sinema sanatçısı Markus Vetter&#8217;in öncülüğünü yaptığı &#8220;Cenin Sineması Projesinin&#8221; bir ürünü olarak 23 yıl aradan sonra tekrar Filistinlilerle.</p>
<p>Sinemanın yeniden kurulması için aralarında Pink Floyd&#8217;dan Roger Waters&#8217;ın da bulunduğu birçok sanatçı ve Filistin dostu desteklerini sundu.</p>
<p>Festival Vetter&#8217;in &#8220;Cenin&#8217;in kalbi&#8221; isimli film ile açılışını gerçekleştirdi.</p>
<p>Açılış filminin konusu da en az sinemanın öyküsü kadar hazin. Yönetmen Vetter &#8216;Cenin&#8217;in Kalbinde&#8217; 5 yıl önce elindeki oyuncak silahı gerçek silah sanarak İsrailli bir asker tarafından vurulan 12 yaşındaki İsmail Katip&#8217;in hikayesini anlatıyor. Baba Ahmet Katip oğlunun tüm organlarını Arap ve İsrailli çocuklara bağışladı.</p>
<p>Açılışa Filistin Özerk Yönetimi Başbakanı Selam Fayyad, Cenin Sineması projesinin direktörü Marcus Vetter, Barış İçin Sinema grubundan Jaka Bilzilj gibi birçok sanatçı, siyasetçi ve Filistin dostu katıldı.</p>
<p>Marcus Vetter açılışta yaptığı konuşmada &#8220;Hepimiz birlikte birşeyler yaratmak için çabaladık ve sonunda sinema rüyamız gerçek oldu&#8221; dedi.</p>
<p>Filistin Özerk Yönetimi Başbakanı Selam Fayyad ise &#8220;Bu proje Filistin halkının güçlü yaşama isteğini gösteriyor. Gelecekteki Filistin Devletimizin kurumlarını inşa etmek için mücadele edeceğiz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>350 seyirci kapasitesine sahip sinemanın 8 Ağustos itibarıyla düzenli gösterimlere başlaması bekleniyor.</p>
<p>Batı Şeria&#8217;nın kuzeyinde bulunan Cenin intifadanın en direnişçi yerlerinden oldu ve sık sık Siyonist saldırı ve katliamların hedefi haline geldi. 2002&#8242;de tarihe &#8216;Cenin katliamı&#8217; olarak geçen Siyonist saldırıda yüzlerce Filistinli dünyanın gözleri önünde katledildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/bati-seria-23-yil-sonra-sinemasina-kavustu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öteki Kültür Sanat&#8217;tan 12 Eylül sergisi</title>
		<link>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/oteki-kultur-sanattan-12-eylul-sergisi.html</link>
		<comments>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/oteki-kultur-sanattan-12-eylul-sergisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 19:12:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orak</dc:creator>
				<category><![CDATA[...Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyeden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emektardaktilo.net/?p=618</guid>
		<description><![CDATA[Öteki Kültür Sanat, 12 Eylül’ün 30. yılında "Darbe-Yasa" konulu bir sergi açıyor.<img id="news_main_photo" class="alignright" src="http://media.etha.com.tr/images/2010/08/16/cache/etha-20100816-12-eylul-sergi-00_ext.jpg" alt="Öteki Kültür Sanat'tan 12 Eylül sergisi" width="314" height="198" />

İSTANBUL- Öteki Kültür Sanat, 12 Eylül’ün 30. yılında "Darbe-Yasa" konulu bir sergi açıyor. 31 Ağustos tarihine gönderilecek projeler arasında 10'u seçilip sergilenecek.

Projelerin 31 Ağustos tarihine ulaştırılması gerekiyor. Katılımcılar arasından seçilecek 10 proje, Öteki Kültür Sanat atölyelerinde hayat bulacak. Eleme sonucu sergiye katılacak olan kişiler atölye ve galeri mekanında 5 gün sürecek bir çalışmayla projelerini gerçekleştirmeleri imkanı buluyor. 12 Eylül’ün 30. yılında ise çalışmalar Galeri Öteki’de sergilenecek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öteki Kültür Sanat, 12 Eylül’ün 30. yılında &#8220;Darbe-Yasa&#8221; konulu bir sergi açıyor.<img id="news_main_photo" class="alignright" src="http://media.etha.com.tr/images/2010/08/16/cache/etha-20100816-12-eylul-sergi-00_ext.jpg" alt="Öteki Kültür Sanat'tan 12 Eylül sergisi" width="314" height="198" /></p>
<p>İSTANBUL- Öteki Kültür Sanat, 12 Eylül’ün 30. yılında &#8220;Darbe-Yasa&#8221; konulu bir sergi açıyor. 31 Ağustos tarihine gönderilecek projeler arasında 10&#8242;u seçilip sergilenecek.</p>
<p>Projelerin 31 Ağustos tarihine ulaştırılması gerekiyor. Katılımcılar arasından seçilecek 10 proje, Öteki Kültür Sanat atölyelerinde hayat bulacak. Eleme sonucu sergiye katılacak olan kişiler atölye ve galeri mekanında 5 gün sürecek bir çalışmayla projelerini gerçekleştirmeleri imkanı buluyor. 12 Eylül’ün 30. yılında ise çalışmalar Galeri Öteki’de sergilenecek.</p>
<p>Proje kapsamında 6-10 Eylül tarihleri arasında sanatçı/misafir etkinliği düşünülüyor. Etkinliğin amacı şöyle açıklanıyor: &#8220;Türkiye&#8217;nin ve özellikle İstanbul&#8217;un değişik mekânlarında ikamet eden sanatçıları 5 günlük atölye çalışmaları ile bir araya getirmek ve yaratım sürecinde karşılıklı etkileşim sağlamaktır.&#8221;</p>
<p>Etkinliğe resim, heykel, yerleştirme, video art, fotoğraf, tiyatro, müzik, performans, yazı – bildiri alanlarında üretilecek her proje ile katılabiliniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/oteki-kultur-sanattan-12-eylul-sergisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sovyetler Birliği&#8217;nde 19 yıl önce gerçekleştirilmek istenen Komünist darbe&#8230;</title>
		<link>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/sovyetler-birliginde-19-yil-once-gerceklestirilmek-istenen-komunist-darbe.html</link>
		<comments>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/sovyetler-birliginde-19-yil-once-gerceklestirilmek-istenen-komunist-darbe.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 19:00:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orak</dc:creator>
				<category><![CDATA[..Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Makale-Deneme-Politika]]></category>
		<category><![CDATA[1mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1mayıs2009]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[devim]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci futbolcular]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci spor]]></category>
		<category><![CDATA[dilde]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[şah]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[şiar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalistforum]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[sovyet sosyalist]]></category>
		<category><![CDATA[sovyetler]]></category>
		<category><![CDATA[St. Pauli]]></category>
		<category><![CDATA[tekel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emektardaktilo.net/?p=615</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" title="daktilo dergisi" src="http://www.hwbot.org/blog/wp-content/0000-1404-4ussr-udarnaya-brigada-proletariata-vsego-avant-garde-posters.jpg" alt="" width="206" height="285" /> 

 19 yıl önce Sovyetler Birliği'nde bugün, çözülüşü engellemek için 19 Ağustos'ta yönetime el koyan Sovyet önderleri bu iradelerini 21 Ağustos'ta geri çekmişler, “darbe” girişimi sonuçsuz kalmıştı. Bu girişim, Sovyetler Birliği'nin son şansı olarak tarihe geçmişti.
Sovyetler Birliği'nde 19 yıl önce, çözülüşü engellemek için kurulan Devlet Olağanüstü Hal Komitesi (DOHK) 2 gün boyunca yönetime el koymuş ve SSCB Başkanı Mihail Garbaçov'un yetkilerini yardımcısı Genadi Yanayev'e devretmişti. 21 Ağustos'ta bu girişimin başını çeken KGB Şefi Vladimir Krıyuçkov tutuklanması ve Sovyet Savunma Bakanlığı'nın kuvvetlerini Moskova'dan çekmesi ile “olağanüstü” süreç sonlanmıştı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="daktilo dergisi" src="http://www.hwbot.org/blog/wp-content/0000-1404-4ussr-udarnaya-brigada-proletariata-vsego-avant-garde-posters.jpg" alt="" width="319" height="425" /> </p>
<p> 19 yıl önce Sovyetler Birliği&#8217;nde bugün, çözülüşü engellemek için 19 Ağustos&#8217;ta yönetime el koyan Sovyet önderleri bu iradelerini 21 Ağustos&#8217;ta geri çekmişler, “darbe” girişimi sonuçsuz kalmıştı. Bu girişim, Sovyetler Birliği&#8217;nin son şansı olarak tarihe geçmişti.<br />
Sovyetler Birliği&#8217;nde 19 yıl önce, çözülüşü engellemek için kurulan Devlet Olağanüstü Hal Komitesi (DOHK) 2 gün boyunca yönetime el koymuş ve SSCB Başkanı Mihail Garbaçov&#8217;un yetkilerini yardımcısı Genadi Yanayev&#8217;e devretmişti. 21 Ağustos&#8217;ta bu girişimin başını çeken KGB Şefi Vladimir Krıyuçkov tutuklanması ve Sovyet Savunma Bakanlığı&#8217;nın kuvvetlerini Moskova&#8217;dan çekmesi ile “olağanüstü” süreç sonlanmıştı.<br />
Emperyalizm ve Sovyetler Birliği&#8217;nin çözülüş sürecini güçlendiren içerideki Rusya Başkanı Boris Yeltsin gibi karşı-devrimci aktörler ise 21 Ağustos&#8217;ta DOHK&#8217;nın yönetimden çekilmesini demokrasinin zaferi olarak selamlayacaklardı.<br />
19 Ağustos&#8217;ta “darbe” gerçekleşiyor<br />
Sovyetler Birliği&#8217;nin 1987 yılından sonra benimsediği glasnost ve perestroyka politikalarıyla girilen çözülüş sürecini durdurmak isteyen Soyvet önderleri, 19 Ağustos 1991&#8242;de yönetime el koyarak, bir “darbe” gerçekleştirdiler.<br />
Garbaçov&#8217;un iktidarını sınırlandırmak ve Sovyetler Birliği&#8217;nin otoritesini yeniden kazandırmak isteyen bu önderler, Devlet Olağanüstü Hal Komitesi&#8217;ni (DOHK) oluşturdular. DOHK içerisinde, KGB Şefi Vladimir Krıyuçkov, SSCB Başbakanı Valentin Pavlov, SSCB Savunma Bakanı Dimitri Yazov, SSCB İçişleri Bakanı Boris Pugo, SSCB Köylüler Birliği Başkanı Vasili Starodubtsev, SSCB Yüksek Sovyeti Başkanı Anatoli Lukyanov, SSCB Savunma Konseyi birinci başkan yardımcısı Oleg Baklanov, SSCB Devlet Sanayi Birliği Başkanı Aleksandr Tizyakov, Politbüro üyesi Oleg Şenin, Kara Kuvvetleri Komutanı Valentin Varennikov, KGB&#8217;nin iki başkan yardımcısı Viktor Gruşko ve Geni Ageyev ile KGB Generali Vıyaçeslav Generalov yer alıyordu.<br />
1991 yılında Ağustos ayına gelene kadar, SBKP içerisinde Garbaçov&#8217;a ve politikalarına karşı muhalefet çeşitli şekillerde kendini ortaya koymuş, hatta Nisan 1991&#8242;de Merkez Komitesi&#8217;nde yapılan bir oylama ile Garbaçov&#8217;u görevinden almaya dahi çalışmıştı. Muhalefetin Garbaçov ve yandaşlarını siyaseten etkisizleştirme girişimleri de sonuç vermeyince, geriye yönetime el koymaktan başka çare kalmamıştı.<br />
Garbaçov&#8217;un Rusya Başkanı Boris Yeltsin karşısında yenilgiyi ve dayatmaları tavrına karşı çıkan DOHK üyeleri, Garbaçov&#8217;u 18 Ağustos öğleden sonrası Kırım&#8217;a bağlı Foros&#8217;taki yazlık evinde ikna etmeye çalıştılar. Baklanov, Tizyakov, Şenin, Varennikov ile Garbaçov&#8217;un başdanışmanı Valeri Boldin ve Garbaçov&#8217;un kişisel güvenliğinden sorumlu birimin şefi Yuri Plehanov&#8217;un bulunduğu görüşmede Garbaçov&#8217;dan yönetimi SSCB Başkan Yardımcısı Genadi Yanayev&#8217;e devretmesini istediler. Yanayev&#8217;in devletin çözülüşünü engellemek için sıkıyönetim ilan edeceğini belirten temsilciler, Başkan&#8217;ın bu öneriye kabul etmesini bekliyorlardı. Ancak Garbaçov bu öneriyi kabul etmeyince, “darbe” için süreç işlemeye başladı.<br />
Ertesi gün, 19 Ağustos 1991 sabahı DOHK, Sovyet televizyonunda Garbaçov&#8217;un hasta olduğunu belirterek yönetimi geçici olarak eline aldığını ve Garbaçov&#8217;un durumu düzelene kadar ülkede başkanlık yetkilerini Başkan yardımcısı Yanayev&#8217;in kullanacağını ilan ettiler.<br />
DOHK tarafından oluşturulan yeni yönetim yayınladığı “Sovyet Halkına Çağrı” başlıklı bildiri ile yurtseverliğe ve düzenin yeniden sağlanmasına vurgu yaptı. Metin “Sovyetler Birliği&#8217;nin likidasyonu ve devletin çöküşü ile sonuçlanacak bir doğrultu benimsemiş olan ve her ne pahasına olursa olsun iktidarı ele geçirmek isteyen aşırı unsurlar ortaya çıkmıştır” tespitiyle başlıyordu. Bildiride “nüfusun çok büyük bir bölümünün yaşam standartlarında keskin bir düşüşe neden olan, spekülasyon ve gölge ekonomisinin filizlenmesine yol açan” maceravari ekonomik reformları kınıyor ve SSCB&#8217;nin itibarının zedelendiğini saptıyordu. Bildiride, “Sokakları suçlulardan temizlemeye” ve “halkın servetinin yağmalanmasını” durdurmaya and içiliyordu. İş disiplini, hukuk ve düzenin yeniden tesis edileceği belirtiliyordu. Yine aynı metinde, “yeni bir Birlik Anlaşması&#8217;nın ülke çapında tartışmaya açılacağı”na söz veriliyordu. (Roger Keeran ve Thomas Kenny, İhanete Uğrayan Sosyalizm, Yazılama Yayınevi, 2009, s.246)<br />
Kararsızlığın faturası<br />
Ancak DOHK yönetimi olağanüstü iki günde yeterince kararlı olamayıp ve siyasal doğrultusunu da olgun bir şekilde ortaya koyamayınca, süreç tersine işlemeye başladı.<br />
Üç gün boyunca DOHK, emperyalizmin doğrudan aracı olan birçok Batılı haber ajansının serbestçe ve manipülatif haber yapmasına izin vermesi, darbeye katılmayan yüksek rütbeli bazı askerlerin Rusya Cumhuriyeti parlamenterleri ile temasına göz yumulması ve daha önemlisi Yeltsin&#8217;in silahlı kuvvetler dahil devletin tüm kurumlarıyla ilişki kurarak elini güçlendirmeye çalışmasına ses çıkarılmaması bu kararsızlığın en önemli göstergeleriydi.<br />
Aynı nedenle, DOHK, Rus parlamentosunu 20&#8242;yi 21 Ağustos&#8217;a bağlayan gece dağıtmak için hazırladığı planı uygulamaktan vazgeçti. “Darbe” yönetiminin, başından beri siyasal meşruiyetini, gücünü giderek artıran Yeltsin&#8217;e karşı, Garbaçov&#8217;un bu cuntaya vereceği desteğe göre sağlamaya çalışması büyük bir problemdi.<br />
Nitekim, SSCB&#8217;de çözülüşü engellemeye çalışan bu girişim de, DOHK&#8217;nın Garbaçov&#8217;u 21 Ağustos&#8217;ta tekrar ikna etmeye çabalarının sonuç vermemesi, yani Garbaçov&#8217;un Yeltsin&#8217;e karşı DOHK ile birlikte hareket etmeyi reddetmesi ile sona erdi. DOHK üyesi KGB Şefi Krıyuçkov&#8217;un bu ikna çabası sonrasında Moskova&#8217;da tutuklanması ile Garbaçov yeniden görevinin başına geldi. Sovyet Savunma Bakanlığı da, bu gelişme üzerine kuvvetlerini Moskova&#8217;dan çekme kararı aldı.<br />
Bu “darbe”nin başarıya ulaşamaması, SSCB&#8217;nin çözülüş sürecini hızlandırırken, Yeltsin&#8217;in etkinliği arttı. Zaten, yaşanan 2 olağanüstü gün boyunca, Batı Yeltsin&#8217;i bir demokrasi kahramanı ilan ederek, ülkenin yeni lideri olarak onu çoktan tanımıştı.<br />
Sonun başlangıcı<br />
1991 yılının 18-21 Ağustos günlerinin SSCB tarihi açısından son derece kritik bir öneme sahip olduğu kabul edilmekle birlikte, aynı süreç birçok belirsizlikle malûl. SSCB&#8217;nin çözülüşünü hızlandıran Yeltsin ile ekibini susturmak ve etkisizleştirmek için herhangi bir planı olmadığı anlaşılan DOHK&#8217;nın tarihsel olarak zaten mevcut olan meşruiyetini, Garbaçov&#8217;un “darbe” girişimine vereceği desteğe bağlayarak sağlamayı hesap etmiş olması, büyük bir fırsatın kaçırılmasına neden oldu.<br />
DOHK&#8217;nın yönetime el koyduğu dönemde, Yeltsin&#8217;in Rusya Cumhuriyeti yerel yetkilileri içerisinde desteğinin oldukça zayıf olduğu biliniyordu. Ayrıca, Yerel Komünist Parti Komitelerinin üçte ikisi açıkça DOHK&#8217;yı desteklerini ifade etmişlerdi. Merkeze uzak cumhuriyetlerden yalnızca birkaçı DOHK&#8217;ya ciddi bir muhalefet sergilemişlerdi. SBKP Merkez Komitesi ise net bir şekilde Yeltsin karşıtı bir eğilime sahipti. Dolayısıyla, DOHK Sovyet yönetiminin ve iradesinin çözülüşe karşı gösterdiği bir refleks olarak değerlendirilmeliydi.<br />
DOHK&#8217;nın önderleri, perestroykanın saatini geriye, 1985-87&#8242;ye almak isteyen Komünistlerdi. (Roger Keeran ve Thomas Kenny, İhanete Uğrayan Sosyalizm, Yazılama Yayınevi, 2009, s.251)<br />
22 Ağustos&#8217;ta Rusya&#8217;nın resmi bayrağı olarak, Sovyetler Birliği&#8217;nin kızıl bayrağı yerine, tarihsel beyaz-mavi-kırmızı bayrağın benimsenmesi, sonuca ulaşamayan DOHK girişimine adeta bir yanıt oldu.<br />
Ağustos&#8217;ta yaşananların ardından 1991 yılının sonuna kadar, Garbaçov&#8217;un Yeltsin&#8217;e karşı nafile girişimlerine tanık olundu. Yeltsin tarafından, 6 Kasım 1991&#8242;de SBKP ve RFKP&#8217;nin (Rusya Federasyonu Komünist Partisi) Rus toprakları üzerinde faaliyet göstermeleri yasaklanırken, aynı zamanda bu iki partinin dağıtılması talimatı verildi.<br />
Son olarak Aralık 1991&#8242;de Garbaçov, silahlı kuvvetlere kendisini Yeltsin&#8217;e karşı desteklemeleri için açık çağrı yaptı, ancak iş işten geçmişti. Çağrı sonuçsuz kaldı ve Garbaçov 25 Aralık&#8217;ta istifa etti. Yeltsin, tüm yetkileri eline alırken, 31 Aralık 1991&#8242;de de, SSCB&#8217;nin varlığı resmi olarak sona erdirildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/sovyetler-birliginde-19-yil-once-gerceklestirilmek-istenen-komunist-darbe.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Görünüşte yılların yılan oyunu ama&#8230;</title>
		<link>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/gorunuste-yillarin-yilan-oyunu-ama.html</link>
		<comments>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/gorunuste-yillarin-yilan-oyunu-ama.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 18:49:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orak</dc:creator>
				<category><![CDATA[...Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyeden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emektardaktilo.net/?p=612</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignright" title="daktilo dergisi" src="http://www.karadenizdiyari.com/images/games/yilan.jpg" alt="" width="220" height="247" />Yılların efsane cep oyunu "Snake" geri döndü. Ama bu geri dönüşün ardından pis kokular geliyor

Anti-virüs sağlayıcısı Symantec'ten araştırmacılar bir Android uygulamasıyla ilgili büyük bir gerçeği su yüzüne çıkarttı. Tapsnake adlı bedava olan uygulama görünürde, çok iyi bildiğiniz yıllardan beri telefonlardaki oyun bölümlerinin olmazsa olmazı yılandan başka bir şey değil. Ancak uygulamanın Symantec tarafından ortaya çıkarılan yönü, Tapsnake'in 15 dakikada bir, kullanıcının GPS koordinatlarını sunucuya göndermesi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="daktilo dergisi" src="http://www.karadenizdiyari.com/images/games/yilan.jpg" alt="" width="220" height="247" />Yılların efsane cep oyunu &#8220;Snake&#8221; geri döndü. Ama bu geri dönüşün ardından pis kokular geliyor</p>
<p>Anti-virüs sağlayıcısı Symantec&#8217;ten araştırmacılar bir Android uygulamasıyla ilgili büyük bir gerçeği su yüzüne çıkarttı. Tapsnake adlı bedava olan uygulama görünürde, çok iyi bildiğiniz yıllardan beri telefonlardaki oyun bölümlerinin olmazsa olmazı yılandan başka bir şey değil. Ancak uygulamanın Symantec tarafından ortaya çıkarılan yönü, Tapsnake&#8217;in 15 dakikada bir, kullanıcının GPS koordinatlarını sunucuya göndermesi.</p>
<p>Sunucuya gönderilen koordinatlar ise, Tapsnake&#8217;i yapan firmanın başka bir uygulaması olan GPS Spy tarafından görüntülenebiliyor. Bu uygulamanın fiyatı ise 4.99 dolar. Symantec&#8217;in verdiği bilgilere göre Tapsnake bin ile 5 bin arasında indirilirken, GPS Spy 100 ila 500 kez indirilmiş.</p>
<p>Android telefonlarında Tapsnake olan kullanıcıların hemen korkmasına da gerek yok. GPS Spy ile nerede olduğunuzu bilmek isteyen kişinin fiziksel açıdan da telefonunuza erişimi olması gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emektardaktilo.net/2010/08/21/gorunuste-yillarin-yilan-oyunu-ama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
