» ..Yazılar
-
By Emektar Daktilo Dergisi on Haziran 4, 2009 | Yorum Yok
Tasavvuf ehlinin, müzik aletleri de çalınarak söylenen neşidelere uyup vecde gel melerine, raks etmelerine, dönmelerine denir. İslam Ansiklopedisi’ne göre ise; aslında “sem” kökünden, “sam” veya “sim” gibi bir mastar olup, “işitmek, duymak, dinlemek, işitilen söz, iyi şöhret ve iyi anılma, şarkı dinleme” ve nihayet, “yarı dini mahiyette çalgılı ve şarkılı ziyafet” gibi türlü manalara gelmektedir.
-
Kültür tarihiBy Emektar Daktilo Dergisi on Haziran 4, 2009 | 1 Yorum
Kültür tarihi
Kültür tarihi belirli dönemlerin, ülkelerin ya da toplulukların düşünsel ve kültürel özelliklerini inceleyen bir bilim dalıdır.Sözcük olarak kökeni Almanca Kulturgeschichte kavramına dayanmaktadır. Almancadan alınan bu kavram İngilizcede de “Cultural History” olarak adlandırılmıştır. Kültür tarihi çalışmaları aslında cultural studies (kültür çalışmaları) adı altına yapılan çalışmalarla benzerlik göstermektedir.
Bu kavram ilk ortaya çıktığında daha çok minimalist anlayışla ele alınmış ve belirli nesnelerin antropoloji ve tarihin gözüyle yorumlanması olarak görülerek “kahvenin kültür tarihi”, “rakının kültür tarihi”, “patatesin kültür tarihi” gibi başlıklarla özetlenebilen alanlarda çalışmalar yapılmıştır.
Kültür tarihi siyasi gelişmeler ve ülkeler(uluslar)-arası ilişkilerle doğrudan ilgilenmez. Bu nedenle hangi olayın hangi tarihte olduğunun bilinmesi kültür tarihi açısından çok önemli değildir.
Aslında, kültür tarihi kavramı 18. yüzyılda ortaya çıkan Aydınlanma döneminin (Kant, Voltaire) bir ürünü olan insanlığın sürekli ileriye doğru kültürel gelişimi anlayışına dayanmaktadır. Almanya’da Romantik dönemde her tür bilinçsiz yaratıcılık kültür tarihinin bir parçası olarak görüldüğü için bu tür olgular “halk ruhu”nun bir ifadesi olarak anlaşılmıştır. Bilgilerini insan topluluklarının karşılaştırmalı kültür tarihi çalışmalarından elde eden Arnold J. Toynbee ve Oswald Spengler gibi 20. yüzyıl felsefecilerinin yaptığı çalışmalar ise kültür felsefesinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Kavram, Alfred Weber tarafından kültür sosyolojisinin bir alt dalı olan düşünce tarihi doğrultusunda geliştirilmiştir.
Kültür tarihi kavramı altında daha çok sosyolojik açıdan aile, dil, gelenekler, din, sanat ve bilim alanlarında çalışmalar yapılır. Bu nedenle kültür tarihi diğer bilim alanlardan farklı olarak “günlük kaynaklar”dan da yararlanır.
Tarih biliminin bir alt dalı olarak kültür tarihi [değiştir]
Ancak, son yıllarda daha bütüncül bir anlayışla kavranan kültür tarihi çalışmaları belirli bir dönemde
Tarih biliminde kültür tarihi denilince çok farklı anlayışlarla karşılaşılmaktadır. Bunlar genel olarak iki farklı eğilimle özetlenebilir. Bazı tarihçiler “kültür tarihi” kavramı altında siyasi tarihten tamamen bağımsız olarak belirli araştırma nesnelerinin incelenmesini anlamaktadırlar. Son zamanlarda ortaya çıkan yeni eğilim ise kültür tarihi kavramını belirli nesnelerle ilişkilendirmekten özenle kaçınmaktadır. Bu “yeni” kültür tarihi anlayışında, bütün nesnelerin belirli bir bakış açısından, yani kültür tarihi açısından yorumlanması önemlidir. Böylece geleneksel kültür tarihi çalışmalarının ihmal ettiği ya da özenle kaçındığı alanlar da kültür tarihinin nesneleri arasına katılır; yani siyaset ve hukuk. Ancak, siyaset ve hukuk alanında yapılan kültür tarihi çalışmalarının odağında iletişim süreçleri yer almaktadır. Kültür tarihi açısından siyasi ve hukuksal kurumlar rasyonel olarak yapılandırılmış nesnel varlıklar değildir, bunlar iletişim aracığıyla talep, kabul ya da reddedilen iktidar isteklerinin yoğunlaşmış şekilleridir (Bkz. Jurgen Habermas). Buradaki iletişimden işaretlerin değişimi anlaşılmaktadır, ki bunun sonucu olarak özellikle imgeler, ritüeller ve törenler gibi işaretler yeni kültür tarihi çalışmalarında ilk sıralara yükselmiştir.
-
Metrobüste aşk ve dayak / Ahlak zabıtalığına soyunmakBy Emektar Daktilo Dergisi on Haziran 2, 2009 | 1 Yorum
20 Mayıs Çarşamba günü saat 17.00 civarında Köprü durağından Söğütlüçeşme istikametine giden metrobüse bindim. Metrobüs şoförü iki durak sonra binip ön koltuğa oturan ve daha sonra bir başka şoför olduğunu anladığım biriyle konuşuyordu.
Söğütlüçeşme’ye girmek üzereyken şoför kontağı kapattı ve hışımla arkaya doğru gitti. -
www.enginceber.com yayında !By Emektar Daktilo Dergisi on Haziran 2, 2009 | Yorum Yok
Kardeş sitemiz www.enginceber.com yayında !
Biz daktilo dergisi olarak Engin Ceber öldürüldüğünde Alexsis öldürüldüğünde ayağa kalkan küçük burjuva devrimcilerin yada devrimci müsfettelerinin nerede olduğunu sorduk! Alexsis yoldaşımız faşizmin kurşunu ile katledilmiş enternasyonal dayanışma gereği bir çok gösteri yapılmıştır. Fakat yanı başımızda Engin Ceber yoldaşımız yine faşizmin işkence hanelerinde katledildiğinde Alexsis için yürüyenler bir kez bile yürümedi! Biz daktilo dergisi olarak diyoruz ki; DAKTİLO EMEKÇİLERİ OLARAK HİÇ BİR ZAMAN FAŞİZMİN BİZE KORKU SALMASINA İZİN VERMEDİK VERMEYECEĞİZ. BİZ BU MÜCADELEYİ EN İNSAN KALAN YANIMIZLA VERİYORUZ VE AÇIKÇA SÖYLÜYORUZKİ; ENGİN CEBER YOLDAŞIMIZ ÖLÜMSÜZDÜR ! FRAKSYON FARKI BİZİM İÇİN ÖNEMLİ DEĞİLDİR, BİZ BU ZİHNİYETİ YIKMAK KONUSUNDA BİR ADIM ATIYOR VE www.enginceber.com ADRESİNİ KARDEŞ SİTEMİZ İLAN EDİYORUZ.
DAKTİLO DERGİSİ
-
Barış Savunucusu Yüksel Mutlu ve Sendika Üyeleri Serbest BırakılsınBy Emektar Daktilo Dergisi on Haziran 2, 2009 | Yorum Yok
Türkiye Barış Meclisi Sözcüsü ve İHD Onur Kurulu üyesi Yüksel Mutlu 28.05.2009 günü sabah saat 06.00 sıralarında jandarma tarafından Ankara’da evinden gözaltına alındı
-
NİCE 1 MAYISLARABy Emektar Daktilo Dergisi on Nisan 26, 2009 | Yorum Yok
NİCE 1 MAYISLARA
1800′lerin Avrupa ve Amerikasý…
Gri fabrika bacalarýnýn her yaný kapladýðý yıllar…
Gri bacalardan çýkan kesif bir duman bulutu, fabrikalarý dolduran yüzbinlerce iþçi… Yüzbinlerce
kadýn, erkek ve çocuk iþçi… Günde 18 saat, kölece çalýþma koþullarý, düþük ücretler, sefalet ve
açlýk…
Birbirlerinden kilometrelerce uzakta, Atlantik’in iki yakasýnda, Avrupalý ve Amerikalý yüzbinlerce
iþçi grevde, direniþte, meydanlarda… Tek bir amaç için, tek bir ordu gibi…
1 Mayýs 1886 sabahý… Chicago… Þöyle yazýyordu gazeteler: “Fabrika bacalarý tütmüyor, her þey
pazar sabahlarýný andýrýyor”.
Amerika’da sokaklar iþçi sýnýfýnýn kardeþliði için kýzýl bayraklarla donatýlmýþ, Detroit, New York,
Kentucky ve Chicago… 80 bin kiþi sokaklarda.. Hep bir aðýzdan haykýrýyorlar: “8 saat çalýþma, 8
saat dinlenme, 8 saat uyku”!
Polis direniþçi iþçilerin üzerine ateþ açar, yüzlerce iþçi, çoluk çocuk demeden vurulur.
Dört iþçi önderi idam edilir…
Ýþte böylesi kararlý bir direniþin destanýdýr 1 Mayýs… Ýþçilerin, emekçilerin uluslararasý
kardeþliðinin günüdür… Ýþçi sýnýfýnýn birlik, mücadele ve dayanýþma günüdür 1 Mayýs…
2000′lerin dünyasýndayýz þimdi. Emperyalizmin halklara ve emekçilere azgýnca saldýrýlarýna raðmen
söndüremediler bu ateþi, yok edemediler Mayýs kýzýllýðýný! Arjantin’den Ýspanya’ya; Fransa’dan
Hindistan’a; Kore’den coðrafyamýza dek milyonlarca emekçi seslerini yükseltiyor! Amerikan iþgalcilerine
karþý direnen Iraklýlar, siyonist Ýsrail karþýnda kahramanlýk destanlarý yazan Filistinliler,
Endonezya’da fabrikalardan taþýp sokaklarý dolduran iþçiler, emperyalizmin baþedemediði yiðit
Küba, Venezuella ve Kolombia halkalarý…
Bugün hepsi ayakta!
Amerikalý efendilerin karþýsýnda el etek öpenler, Ortadoðu halklarýný katleden uçaklara hava
alanlarýný açanlar, siyonist Ýsrail kasaplarýyla anlaþma üstüne anlaþma yapanlar, IMF’nin emirleriyle
çocuklarýmýzýn ekmeðine göz dikenler, gücümüzü görecekler…
Biz halkýz! Gücümüz haklýlýðýmýzdan geliyor!
Filistin’de, Irak’ta Lübnan’da emperyalist ve siyonist iþgale karþý 1 Mayýs’ta alanlardayýz!
Ýþsizliðe ve yoksulluða dur demek için alanlardayýz!
Ýþçilerin birliði halklarýn kardeþliði için alanlardayýz!
Kölece çalýþma koþullarýna dur demek için alanlardayýz!
Sigortasýz ve güvencesiz çalýþmaya dur demek için alanlardayýz!
Uyuþturucuya, çeteleþmeye dur demek için alanlardayýz!
Parasýz eðitim, parasýz saðlýk hakký için alanlardayýz!
Ekmek için, eþitlik için, ille de özgür bir ülke insanca yaþam için 1 Mayýs’ta alanlardayýz!
EMEK(Çİ)TAR Daktilo Dergisi Emekçileri
6 nolu bildirisi




