Logo Background
  • Tutuklu Gazetecilere Özgürlük
    By on Aralık 16, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu’nun saptamasına göre 26 Kasım 2011 tarihi itibariyle Türkiye cezaevlerinde tutuklu bulunan 12’si imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü 65 gazeteci ve yazarın isimlerini, görevlerini ve tutuklu bulundukları hapishaneleri; basının ve kamuoyunun, duyarlı kişi ve kurumların bilgisine sunuyoruz…

  • Emektar Daktilo Dergisi “Ankarada”
    By on Aralık 8, 2011 | Yorum Yok  Yorum


    Dergimizin satış noktaları

    Kıvılcımı İstanbuldan çaktık, İzmir ve Ankara sesimize ses kattı…

    Onuncu Köy Kitap Cafe
    Selanik Cad. 50/4 1.kat Kızılay/Ankara

    İmge Kitap Evi
    Adres: Konur sk. No: 17 Kızılay / Ankara

    Don Kişot Dinlence Evi
    Konur Sokak/Ankara

  • Emektar Daktilo Dergisi Ankara Sanat Tiyatrosu’ndaydı
    By on Kasım 1, 2011 | Yorum Yok  Yorum


    Özgür Eğitim Platformu’nun her yıl düzenlediği kurultaya, bu yıl dergimizde davet edildi. Ülkenin bir çok bölgesinden dergi ve kulüplerin katıldığı kurultayda Emektar Daktilo emekçileri de pankart, afiş ve bayrakları ile yerini aldı ve dergi editörü ufak bir konuşma gerçekleştirdi. Özgür Eğitim Platformu’nun 22 Ekim’de 10’uncusunu düzenlediği kurultayda dergilerin sergilenmesi için açılan masaya, Emektar Daktilo dergisi de Daktilo dergisi, şiir manifestosu, film ve belgesel broşürleri ile katkı sundu.

     

    Emektar Daktilo Dergisi Pankart ve Afişleri Asıldı
    Dergimizin kurultaya katıldığı ‘Gelecek Gençliğin Ellerindedir – Emektar Daktilo’ pankartı Ankara Sanat Tiyatrosu’nun girişine asılırken, bugüne kadar çıkan dergi kapaklarının bulunduğu afişler ile bayraklar da stand ve duvarlara asıldı.
    Kurultay Standında Üretimlerimiz Sergilendi

    Emektar Daktilo Dergisi ve broşürlerimizin dağıtımının yapıldığı etkinlikte, Sinema Kolektifimizin ürettiği film ve belgesellerin tanıtıldığı broşürlerde dağıtıldı. Umut Mavide adlı kısa filmimizin oldukça ilgi görmesi bizleri sevindirdi…

     

    Emektar Daktilo Şiir Bülteni Tarihsel Bir Adım Attığını Duyurdu
    Etkinlikte dergimizin 2.sayısında ek olarak çıkacak olan “şiir bültenimizin” görüşlerini açıklayan “İmgeci Toplumcu Şiir Manifestosunun” dağıtımı yapıldı… Tarihsel olarak dünyanın hiçbir yerinde bir şiir manifestosunun dağıtılmadığını açıklayan Daktilo emekçileri, yakın zamanda manifestomuz alanlarda kitlesel olarak dağıtılacaktır dedi.
    .
    Emektar Daktilo Editörü ;“Alternatif kültür sokaklardadır”
    Temel Demirel in konuşması ile başlayan etkinlik devrimci aydınların konuşması ile devam etti… Emektar Daktilo Dergisi adına “Alternatif Kültür” üzerine konuşma yapan dergi editörümüz, sözlerine “Arkadaşlar Emektar Daktilo emekçileri adına kurultayı selamlıyorum” diyerek başladı. Konuşmanın devamında “Sistemin yozlaştırdığı kültüre alternatif koymak için kendimizin yarattığı kültüründe alternatiflerle geliştirilmesi gerektiğini, sistemin yozlaşan kültürüne karşı mücadelenin ancak böylesi gelişen bir kültürle hedeflerine ulaşabileceğini belirtti.”Alternatif Kültür sokaklarda yaratılır. Mahallelerde, meydanlarda, evlerde hayatın her alanında olmak, yoz kültürü her alandan kuşatmak bizlerin görevidir. Sanatın, edebiyatın, felsefenin halka ait olduğunu halktan çıktığını kendi değeri olduğunu hatırlatmanın tek yolu sokaklarda olmaktadır. Cafe köşelerinde, kültür merkezlerinde yapılan” elit” toplantılarla sonuç beklemek zaten böylesi bir mücadeleyi istememektir… Sonuç olarak Kültür sokaktadır, alternatif kültür sokaklarda yaratılır” diyerek konuşmasını noktaladı.

  • Kültür Endüstrisi: Kitle Hilesi Olarak Aydınlanma
    By on Ekim 14, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Nesnel olarak nitelenen dinin desteğinin yitimi, kapitalizm öncesi kalıntıların feshi olan sosyolojik teori, teknolojik ve sosyal farklılaşma ya da uzmanlaşmayla birlikte kültürel bir kaosa öncülük ederek her gün yanlışlanıyor; üstelik şimdi aynı etkiyi herşey üzerinde yaratıyor. Filmler, radyo ve dergiler her parçada ve bütünde hep aynı kalan bir sistem oluşturuyor! Politik karşıtların estetik aktiviteleri bile kesin olan sistemin ritmine gayretli bir itaat içerisinde…

    Otoriter ülkelerde etkileyici endüstriyel yönetim büroları ve sergi merkezleri hemen hemen birbirleriyle aynı. Uluslarararası şirketlerin dahiyane planlaması olan; her yerde boy gösteren muazzam parlaklıktaki kuleler ivme kazanmış olan serbesleşmiş girişimci sistemin dışardan görünümleri… Şimdi betondan yapılmış şehir merkezlerinin yanında daha eski evler gececekondu görünümünde ve dayanıksız yapılarıyla dağın eteklerindeki yeni evler teknik ilerlemelerinin övgüleri içerisinde bir teneke gibi kenara atılmayı bekliyor.

  • Arkadaşları ile Şili’yi sarstı… Sitem ise “Güzel Kadın” ünlemi ile içini boşaltmaya kalktı… O bir isyancı; Camila Vallejo
    By on Eylül 30, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Şili’yi sarsan gençlik hareketinin liderlerinden Camila Vallejo, Pegina dergisine konuştu. Camila Vallejo’nun Pegina dergisine verdiği ve Birgün gazetesi tarafından çevirisi yapılan röportajını yayınlıyoruz.

    “Camila Vallejo’yla röportaj yapabilmek için randevu almak hiç de düşünüldüğü gibi kolay değil. Bir çok Şilili ve yabancı gazetecinin beklediği upuzun bir kuyruğa girip Camila’nın ajandasında boş kalan bir zamana denk gelmek için çok çaba sarf etmek gerekiyor. Camila’nın Şili basının, en çok da popülist sağcı basının dostu olmadığı kesin. Onunla konuşmaya başlar başlamaz bunun nedenini anlamakta gecikmiyorsunuz. 23 yaşındaki bu genç kadın sorulara verdiği net cevaplarla, size nasıl Sebastian Piñera hükümetinin uyguladığı neoliberal politikalardan hoşnutsuz olan ve her türlü sömürüye karşı bıkkınlığını belirtmekten çekinmeyen öğrencilerin, onlara destek sunan profesörlerin, işçilerin ve de binlerce Şililinin gücüyle yürütülen büyük bir sosyal hareketin başını çektiğini kanıtlıyor.

  • Atayistler ve ben
    By on Temmuz 21, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Şavkar Altınel’in Notos’un Oğuz Atay’la ilgili düzenlediği soruşturmada ‘Tutamayanlar’ı ‘sığ ve yapay’ bulmaktan kendini alamadığını söylemesi Radikal’in internet sitesinde ağır tepkilere yol açtı. Altınel eleştirilere cevap veriyor

    Atayistler ve ben

    Adamın biri marjinallikle ilgili bir kitap yazmış, çok satanlar arasına girmiş.
    Fıkrayı iyi anlatmadım galiba; koskoca salonda bir iki kişi dışında gülen yok.
    Bir de şöyle deneyeyim: Adamın biri, bazıları başkalarına benzemez, onlar gibi yaşayamaz, narin, hassas ‘tutunamayanlar’ olarak kalır diyen bir kitap yazıyor. Elli bin, yüz bin, yüz elli bin, üç yüz bin, beş yüz bin, bir milyon kişi, “İşte bizim hikâyemiz: Tutamayanlar BİZİZ!” deyip kitabı bağrına basıyor. Ne var ki, ‘Tutanamayanlar’ adlı küçücük bir azınlık oluşturduğuna inanan bu kitle hızla büyümeye devam ederken başka bir adam da çıkıp utana sıkıla, “Ben de galiba sizin o kadar sevdiğiniz o kitaba tutunamıyorum,” diyor ve kıyamet kopuyor. Tutanamayanlar hesapça olmaması gereken tırnaklarını çıkartıp bir ağızdan, “Seni namussuz, seni densiz, seni terbiyesiz, tutunamamak da ne demekmiş? Derhal sen de bizim gibi ol, yoksa haddini bildiririz” diye hırlamaya başlıyor. Bana bütün bunlarda sanki komik bir şey varmış gibi geliyor, ama güldürü anlayışımın sapık olduğu hep söylenmiştir.

1 ipucu