Logo Background
  • Yaşar Kemal’den Basın Özgürlüğü Mektubu
    By on Mart 30, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Basın zanaat değil sanattır, yaratıcılıktır, dirençtir. Basın hiçbir çıkarın yanında olmamalıdır, kendi çıkarı olsa bile. İşte basının özgür olması budur. Özgürlük düşüncesi sınırsızdır. Basın, dünyamızdaki pek çok kötülüğün bilinmesini, duyulmasını sağlayarak önemli savaşımlar vermiştir, kahramanlar yetiştirmiştir.

    Düşünceyle uğraşmak, düşünceye önem vermek baskıcı düzenlerde her insanın başını belaya sokuyor. Bugüne kadar basın şöyle bir doyasıya özgürlük yüzü göremedi. Hep baskı, hep baskı, hep satın alma… İşte bugünlere geldik. Hani eskiden bir güç vardı, ona ilerici güç diyorduk ya hepimiz karanlık bir duvarın önüne geldik başımızı son hızla vurmak üzereyiz. Yargı mekanizması adalet yerine öfke ve korku kaynağı olursa işte bir ülke böyle olur.

    Zulüm aşağılık, insanlık dışı bir şeydir, ölümden de beterdir. Bilincine varınca olağanlaşır. Hepsinden beteri de insan soyunun yakasına yapışmış korkudur. Zulüm zulüm değildir aslında, zulüm korkudur.

    Diyorum ki, korkulmasın, bugünkü, bu gelip geçici duruma bakıp umutsuzluğa düşmenin bir gereği yok… Bugün hapisanelerde, mahkeme kapılarında veya mahkeme kapılarına gitmeyi beklerken mesleğinin ve insanlık onurunun hakkını verenler var. Onlar ve onların hakları için omuz omuza yürüyen, sesini yükseltenler insanlığımızın daha bitmediğini, vurdumduymazlığımızın bizi öldürücü hale getirmediğini kanıtlıyorlar. İnsanoğlu umutsuzluktan umut yaratandır. Demokrasiyi yaratmak insanlığın büyük gücü olmuştur. Çok söyledim, tekrar söylüyorum. Ya demokrasi ya hiç… Ve Türkiye ‘hiç’e layık değildir. Selam olsun düşünce özgürlüğü ve insan hakları için direnen meslektaşlarıma. Selam olsun, korkunun üstüne yürüyenlere. Selam olsun insanlık toptan tükenmedikçe umudun da tükenmeyeceğini gösterenlere. İnsan soyu içinde en güzelleri, en kutsanacak olanları onlardır.

    Yaşar Kemal

  • Yeni Dönem Sayımız için Yazı Gönderimi
    By on Mart 1, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Heyecanlıyız bu yazıyı yazarken çünkü bu yazı, yeni dönem sayımızın çıkacağı anlamına geliyor. İmkânsızlıklardan dolayı iki yıldır prova sayıları, haber bültenleri ve güncel yayın organımız emektardaktilo.net üzerinden sizlerle birlikte olmaya çalışıyoruz, bu zaman diliminde birçok arkadaş kazandık ama birçok ayrılık ve küskünlük de yaşadık. Hala karşınızda olabilmemiz, heyecanımızdan ve ortaya çıkışımızdaki amacın doğruluğuna olan inancımızdan kaynaklanıyor. Hala karşınızda olabilmemiz, bizim gibi öğrenci işi bir dergi için başarıdır.

    Şimdi, “Yeni dönem” birinci sayısı ile bir adım atıyoruz. Adımlarımız her seferinde bir diğerinin önünde olacak. Bütün bunların bağlamında sizin de varlığınız ve yazılarınız ile bizlerin yanında olmasını istiyoruz. Yazılarınızı emektardaktilo@hotmail.com adresine 10 Mart gecesine kadar gönderebilirsiniz.

    Not: Dergimize gelen her yazıyı özenle inceleyip yazara geri dönmeyi ilke edinmiş bir dergi olarak, son bir yıl içinde gelen ve geri dönemediğimiz yazıların nedeni teknik bir sorundur… Daha önce sizlere duyurduğumuz dönemde, dergi arşivimizin olduğu bilgisayara bir saldırı gerçekleşmiş ve bütün bilgilerimiz yok olmuştur. Bilgilerimizi ele geçiren gerici güruh tarafından Bir yıl boyunca mail adresimiz kilitlenmiş ve yazarlara hiçbir dönüş yapılamamıştır… Yayınlanan yazıların ise sahiplerine dergi gönderimi, ulaşım adresleri olmadığı için yapılamamış, dergimizin arşivi yüzde 70 oranı ile kaybedilmiştir. Bu yüzden alınan, kırılan bütün dostlarımızdan, bir kez daha özür diliyoruz ve yazılarını yeniden paylaşmalarını rica ediyoruz…

    Sevgilerle; emektar DAKTİLO DERGİSİ www.emektardaktilo.net

  • NATO, Libya’yı işgal etmeyi mi planlıyor? – Fidel Castro
    By on Şubat 27, 2011 | Yorum Yok  Yorum

    Petrol, ulusötesi büyük Yankee şirketlerinin elinde en büyük zenginlik haline geldi ve bu enerji kaynağı sayesinde, dünyadaki siyasi güçlerini arttırmanın aracına sahip oldular. Küba Devrimi’ni vatanımız daha ilk adil ve egemen yasalarını kabul eder etmez kolayca boğmaya karar verdiklerinde de başlıca silahları buydu: Küba’yı petrolden mahrum bırakmak.
    Petrolün efendisi ABD
    Günümüz uygarlığı bu enerji kaynağı üzerine kuruldu. Bu yarıkürede en ağır bedeli ödeyen ülke, Venezüella oldu. ABD, Tabiat Ana’nın bu kardeş ülkeye bahşettiği devasa petrol sahalarının efendisi haline geldi. İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda ABD, İran’ın yanı sıra Suudi Arabistan, Irak ve onların etrafında yer alan Arap ülkelerindeki sahalardan petrol çıkarmaya başladı. Bu ülkeler, başlıca tedarikçiler haline geldi.

  • Amerikalıların işçi kanı (para) kokan parfümü
    By on Şubat 15, 2011 | 1 Yorum1 Yorum  Yorum

    “ 47 Yaşındaki Patrick McCarthy Japonya’da yapılan bir araştırmadan etkilenerek piyasaya sürdüğü Money (Para) adlı parfüm büyük ilgi gördü. Yapılan araştırmada işçilerin çalıştığı ortama taze basılmış banknot kokusu verildiğinde işçilerin daha üretken olduğu belirtiliyor.. Bundan etkilenerek ortaya çıkan parfümün sadece adı değil, kokusu da ABD Dolarını anımsatıyor.”

    Halk ile dalga geçmenin de bir sınırı olmalı! Bizlere resmen “size para falan vermiyoruz, bari kokusunu alın” diyorlar ve bu kokuyu da 35 Dolara veriyorlar. Ülkemizde bir deyim vardır “zırnık koklatmak” diye, işte bu ürün bizlere gerçekten zırnığı koklatacak. Bizce bu parfümün adı basit bir mantık yürütme ile “işçi kanı” olarak değiştirilebilir.

    İzmirden Daktilo Dergisi Okurları

  • Ayvalık Adaları Tabiat Parkı RES Tehdidi Altında
    By on Ocak 24, 2011 | Yorum Yok  Yorum


    “Ayvalık’ta doğal sit alanında Rüzgar Enerji Santrali kurma girişimi plan ve yasa duvarına toslayınca, Çevre ve Orman Bakanlığı 1/25 binlik planı revize etti, hükümet de yasayı değiştirdi. Revizyonu danıştaya götüren Ayvalık Adaları Tabiat Parkını Koruma Platformu, yasa değişikliği için de mücadele edecek.”
    Ayvalık – BİA Haber Merkezi
    11 Ocak 2011, Salı

    Ayvalık Adaları Tabiat Parkı içinde Rüzgar Enerji santrali (RES) kurulması girişimleri sürerken 6094 sayılı yasada yapılan değişiklikle doğal sit alanlarında “yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı” tesis kurulmasına olanak verilmesi yöre halkının protestosuyla karşılandı.

    Ayvalık Adaları Tabiat Parkını Koruma Platformu üyesi Halil Coşkun bu yasanın Tabiat Parkına Çevre ve Orman Bakanlığı’nın “2009 Revizyon Planı”nının ardından yöneltilen “ikinci bir darbe” olduğunu söyledi.

1 ipucu